‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9667 K.2012/17027

Esas No: 2011/9667 · Karar No: 2012/17027 · Karar Tarihi: 10.10.2012
Özet: Uyuşmazlık, kimliği meçhul bir şüphelinin bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma suçundan sorumlu tutulup tutulmaması konusunda Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itirazının reddiyle ilgiliydi. Mahkeme, başkanlığının kararını bozulmasına gerek olmadığını belirterek, savcının soruşturma görevini yerine getirmediği iddiasının yeterli delil sunulmadığı için kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı onayladı.
Bilişim Sistemine Hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma suçundan kimliği meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/12/2010 tarihli ve 2010/28379 soruşturma, 2010/16292 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 01/02/2011 tarihli ve 2011/184 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.

Müştekinin, mail hesaplarının şifresinin değiştirilerek bu hesapları kullanmasının engellendiği yönündeki 29/11/2010 tarihli dilekçe ile şikâyeti üzerine, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan, sanal değerlerin suç sayılmasını düzenleyen kanun maddelerinin ceza kanunu ve özel kanunlarda henüz yer almadığından bahisle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin yaptığı şikâyeti üzerine hiçbir araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17/06/2011 gün ve 2011/8064/34678 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2011 gün ve KYB.2011/237589 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 04.12.2007 gün ve 2007/2-247/257 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK’nın 160. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen Cumhuriyet savcısı, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince de maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumak ile aynı Kanunun 170. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da soruşturma evresi sonucunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlemek, aksi halde de 172. madde gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek yükümlülüğü altındadır.

Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılacak başvuru yöntemi de CMK’nun 173. maddesinde düzenlenmiş olup, itiraz mercii olarak öngörülen ağır ceza mahkemesi başkanının itirazı yerinde bulması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyerek mahkemeye vereceği, itirazın haklı bulunmaması halinde de istemin gerekçeli olarak reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak bu hükümlerin uygulanabilmesi için Cumhuriyet savcısının kanuna uygun bir soruşturma yapmış olması zorunlu olup buna karşın, Cumhuriyet savcısının CMK’nun kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumlarda, itirazı inceleyen merciin, Cumhuriyet savcısının CMK’nun 160 ve devamı maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak amacıyla itirazın kabulüne karar vermesi gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğine göre; şüpheliler hakkında "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma" suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; hiçbir soruşturma yapmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.12.2010 gün ve 2010/28379 soruşturma, 2010/16292 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 01.02.2011 gün ve 2011/184 değişik iş sayılı kararın CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin 5271 sayılı CMK da gözetilerek mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?