‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9634 K.2011/21207

Esas No: 2011/9634 · Karar No: 2011/21207 · Karar Tarihi: 27.10.2011
Özet: Uyuşmazlık, dolandırıcılık suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturmanın yetersiz kalması ve Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesine uygun olarak soruşturma yapmaması üzerine başlatılmıştır. Mahkeme, itirazı kabul ederek, 2010/1003 kararını bozdurmuş ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesini emredmiştir.
Dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/05/2010 tarihli ve 2010/3962 soruşturma, 2010/2311 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 21/10/2010 tarihli ve 2010/1003 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.

Şüpheli hakkında dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturmada, olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelinin ifadesine başvurulmadığı ve şüpheli hakkındaki diğer iddiaların araştırılmadığı gibi dolandırıcılık iddiası ile ilgili belgelerin tümünün toplanılmadığı, banka kayıtlarının istenilmediği, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 22.04.2011 gün ve 2011/4693-21344 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2011 gün ve KYB.2011/196619 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Şikâyet dilekçesinde işlendiği ileri sürülen eylemin niteliğine, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?