Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9582 K.2011/19471
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yargılamaya ilişkin temyiz ve tebligat usulsüzlüğü iddialarıdır. Mahkeme, temyizi reddederek 1 yıl hapis ve 2.000 TL adli para cezasını onayladı; ayrıca temyiz süresinde yapılan tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek kararının geçerliliğini sürdürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: 05/03/2009 tarihli hüküm; Temyiz talebinin CMK'nun 296 maddesi uyarınca reddi,
27/03/2008 tarihli hüküm; 5237 Sayılı TCK'nun 157/1, 53/1-23 maddeleri uyarınca 1 Yıl Hapis ve 2.000 YTL Adli Para Cezası, CMK'nun 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın, savunmasının alınması sırasında bildirdiği ve daha önce geçerli bir tebliğ yapılmayan adresine gerekçeli karar tebligatının Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığa yapılan tebligat usulsüz olduğundan temyizin süresinde olduğunun kabulü ile, yerel mahkemenini 05.03.2009 tarih 2004/1202 esas 2009/197 karar sayılı temyiz isteminin reddine yönelik ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak hükümlü hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: 05/03/2009 tarihli hüküm; Temyiz talebinin CMK'nun 296 maddesi uyarınca reddi,
27/03/2008 tarihli hüküm; 5237 Sayılı TCK'nun 157/1, 53/1-23 maddeleri uyarınca 1 Yıl Hapis ve 2.000 YTL Adli Para Cezası, CMK'nun 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın, savunmasının alınması sırasında bildirdiği ve daha önce geçerli bir tebliğ yapılmayan adresine gerekçeli karar tebligatının Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığa yapılan tebligat usulsüz olduğundan temyizin süresinde olduğunun kabulü ile, yerel mahkemenini 05.03.2009 tarih 2004/1202 esas 2009/197 karar sayılı temyiz isteminin reddine yönelik ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak hükümlü hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.