Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8834 K.2011/20218
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2002‑2004 yıllarında “sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak” suçundan yargılanması ve bu davalara ilişkin temyiz itirazlarıdır; mahkeme, ilgili kanun değişiklikleri ve zamanaşımı hükümleri çerçevesinde 2002‑2004 yılları için hapis cezalarını ertelenmiş olarak hükümlemiştir. Mahkeme ayrıca, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 maddeleriyle 5237 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK’nun ilgili hükümleri doğrultusunda sanığın kamu davasını bozup düşürmeyi kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM:
1- 2002 yılı için; 213 S.Y.'nın 359/b-1, 5237 sayılı TCK'nun 43 ve 62 mad. 18 ay 22 gün hapis cezasının, TCK'nun 51/1 mad. ertelenmesine,
2- 2003 yılı için; 213 S.Y.'nın 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 43 ve 62 mad. 6 ay 7 gün hapis cezasının TCK'nun 51/1 mad. ertelenmesine,
3- 2004 yılı için; 213 S.Y.'nın 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 43 ve 62 mad. 6 ay 7 gün hapis cezasının TCK'nun 51/1 mad. ertelenmesine,
I-5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 01.04.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında 2003 ve 2004 takvim yıllarında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafilerin temyiz itirazlarına gelince:
1-01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, ne şekilde uygulama yapıldığı ve 765 sayılı TCK’nun 80. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesindeki artırım oranlarının alt ve üst sınırlarının farklı olması karşısında 5237 sayılı Yasanın neden sanık lehine olduğu denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı VUK’nun 359/a-2 maddesindeki hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM:
1- 2002 yılı için; 213 S.Y.'nın 359/b-1, 5237 sayılı TCK'nun 43 ve 62 mad. 18 ay 22 gün hapis cezasının, TCK'nun 51/1 mad. ertelenmesine,
2- 2003 yılı için; 213 S.Y.'nın 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 43 ve 62 mad. 6 ay 7 gün hapis cezasının TCK'nun 51/1 mad. ertelenmesine,
3- 2004 yılı için; 213 S.Y.'nın 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 43 ve 62 mad. 6 ay 7 gün hapis cezasının TCK'nun 51/1 mad. ertelenmesine,
I-5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 01.04.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında 2003 ve 2004 takvim yıllarında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafilerin temyiz itirazlarına gelince:
1-01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, ne şekilde uygulama yapıldığı ve 765 sayılı TCK’nun 80. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesindeki artırım oranlarının alt ve üst sınırlarının farklı olması karşısında 5237 sayılı Yasanın neden sanık lehine olduğu denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı VUK’nun 359/a-2 maddesindeki hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.