Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8367 K.2013/5716
Özet: (1) Sanığın başka bir suçtan hüküm giymekte olduğu sırada, 28 Mayıs 2010 tarihli talimatla alınan savunması ve kredi kartı ile yapılan alışverişler üzerinden başkalarına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suçu; (2) Mahkeme, sanığın bu suçtan mahkumiyet kararını onaylayarak 5 yıl hapis cezası ve ilgili yaptırımları uygulamaya koydu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Başkalarına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın bir başka suçtan başka yer ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu esnada, mahkemece duruşmada hazır bulundurulmadan, istinabe yoluyla 28.05.2010 tarihinde savunması alınıp atılı suçlardan hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de, 5271 sayılı CMK.nun 196/2. maddesinde alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla sorgunun yapılabileceğinin belirtilmesi, sanığın 28.05.2010 tarihli talimat yoluyla alınan savunmasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek istediğine dair bir beyanın bulunmaması, duruşmadan bağışık tutulabileceği hatırlatılması üzerine savunmasını yapacağını beyan etmesi ayrıca mahkemece dosya incelendiğinin ve araştırılacak başka husus kalmadığının belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş katılana ait kredi kartıyla farklı işyerlerinden alışveriş yaptığı anlaşılan sanık hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili paragrafın hükümden çıkartılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Başkalarına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın bir başka suçtan başka yer ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu esnada, mahkemece duruşmada hazır bulundurulmadan, istinabe yoluyla 28.05.2010 tarihinde savunması alınıp atılı suçlardan hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de, 5271 sayılı CMK.nun 196/2. maddesinde alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla sorgunun yapılabileceğinin belirtilmesi, sanığın 28.05.2010 tarihli talimat yoluyla alınan savunmasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek istediğine dair bir beyanın bulunmaması, duruşmadan bağışık tutulabileceği hatırlatılması üzerine savunmasını yapacağını beyan etmesi ayrıca mahkemece dosya incelendiğinin ve araştırılacak başka husus kalmadığının belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş katılana ait kredi kartıyla farklı işyerlerinden alışveriş yaptığı anlaşılan sanık hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili paragrafın hükümden çıkartılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.