‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8170 K.2011/20871

Esas No: 2011/8170 · Karar No: 2011/20871 · Karar Tarihi: 19.10.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte imza atarak keşideciye ait çekin ele geçirilmesi ve bu çeki katılan kişiye ciro ederek kullandığı iddiası üzerine dolandırıcılık suçundan açılmıştır; mahkeme, 765 sayılı TCK’nin 342/1. maddesine göre sanığa iki yıl hapis cezası vererek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1. md. 2 yıl hapis cezası

Sanığın keşideci ...’e ait çeki ele geçirip keşideci yerine sahte imza atarak aldığı daire karşılığı katılan ...’e ciro ederek kullandığının iddia ve kabul olunmasına, çek aslı bulunamasa da suça konu çekin Yapı Kredi Bankası A.Ş. tarafından basılarak keşideciye verildiğinin, adı geçen Banka’nın Ege Bölge Müdürlüğü’ne ibrazında görülüp aslına 23.06.2000 günü karşılıksız şerhi konulduğunun ve karşılıksız çek keşide etmek suçundan keşideci hakkında açılan davada çek hamili ... vekili tarafından aslı gibi onaylanıp mahkemeye ibraz edildiğinin, keşidecinin çekin çalınması nedeniyle 14.04.2000 günü polis müracaat tutanağı düzenletip, sanığın da suça konu çekin kendisine keşideci tarafından sattığı konfeksiyon malzemesine karşılık verildiğini savunmasına karşın buna ilişkin bir delil ibraz edememesine, 20.03.2001 günlü bilirkişi raporunda çek fotokopisinin temiz ve incelemeye elverişli olup keşideci imzasının sahte atıldığının belirtilmesine, katılan vekilinin aslı gibi onayladığı çek fotokopisinden TTK.nun 692. maddesindeki unsurları taşıdığının anlaşılmasına, çekin varlığı konusunda bir ihtilaf bulunmamasına göre tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bozma üzerine, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı taktir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?