Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8117 K.2012/7472
Özet: (1) Sanık, 2002‑2003 yıllarında sahte fatura düzenleme ve yasal defter‑belge gizleme suçlarından beraat ettirilmiş; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde inceleyerek, zamanaşımı nedeniyle kararın bozulmasına karar verip beraatı iptal etmiş.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, yasal defter ve belgeleri gizlemek
**HÜKÜM:** Beraat
Suç tarihlerinin 27.12.2002, 25.12.2003 ve 24.04.2007 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, katılma kararının verildiği 14.11.2007 tarihli celse ve daha sonrasında Cumhuriyet savcısı ve sanığın katılma kararına karşı herhangi bir itirazlarının olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I- Sanık hakkında “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2002 ve 2003 takvim yıllarında "sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında "yasal defter ve belgeleri gizlemek " suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanığa 07.04.2007 tarihinde usulüne uygun yapılan tebligatla, vergi incelemesine esas olmak 2002 ve 2003 yıllarına ait defter ve belgeleri ibraz etmesinin istenmesine rağmen varlığı noter tasdikiyle kesinleşmiş bir kısım defter ve belgeleri kanuni süresinde ibraz etmediğinin iddia olunması, sanığın tüm aşamalarda, suçlamayı inkar etmesine karşın 08.05.2007 gün ve 2007/888/20 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporunda, anılan yıllara ait sadece faturaların ibraz edildiği, 31.05.2004 tarihinde mükellefiyet kaydının terkedildiğinin belirtilmesi karşısında, 213 sayılı V.U.K'nun 139.maddesi kapsamında "işi terk" durumunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususları araştırılarak tebligatın usulüne uygun olduğunun tespit edilmesi halinde sanığa yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, yasal defter ve belgeleri gizlemek
**HÜKÜM:** Beraat
Suç tarihlerinin 27.12.2002, 25.12.2003 ve 24.04.2007 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, katılma kararının verildiği 14.11.2007 tarihli celse ve daha sonrasında Cumhuriyet savcısı ve sanığın katılma kararına karşı herhangi bir itirazlarının olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I- Sanık hakkında “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2002 ve 2003 takvim yıllarında "sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında "yasal defter ve belgeleri gizlemek " suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanığa 07.04.2007 tarihinde usulüne uygun yapılan tebligatla, vergi incelemesine esas olmak 2002 ve 2003 yıllarına ait defter ve belgeleri ibraz etmesinin istenmesine rağmen varlığı noter tasdikiyle kesinleşmiş bir kısım defter ve belgeleri kanuni süresinde ibraz etmediğinin iddia olunması, sanığın tüm aşamalarda, suçlamayı inkar etmesine karşın 08.05.2007 gün ve 2007/888/20 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporunda, anılan yıllara ait sadece faturaların ibraz edildiği, 31.05.2004 tarihinde mükellefiyet kaydının terkedildiğinin belirtilmesi karşısında, 213 sayılı V.U.K'nun 139.maddesi kapsamında "işi terk" durumunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususları araştırılarak tebligatın usulüne uygun olduğunun tespit edilmesi halinde sanığa yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.