Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7974 K.2012/13174
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı TCK 349/2 ve ilgili maddelerle cezalandırılması yönündeydi; mahkeme, delillerin incelenmesi sonucunda 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığını belirleyerek, sanığı erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına çarptı ve CMK 231 maddesi uyarınca cezanın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nun 349/2. maddesi delaleti ile 342/1, 80, 59/2, 647 sayılı Kanunun 6, TCK'nun 94. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası, CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki teselsül hükmünün, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda.” denilmek suretiyle 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı düzenlenmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden, suça konu çeklerin aynı anda verilip verilmediğinin ve hangi tarih ya da tarihlerde verildiğinin tanık Osman Zeki Demirakın'dan sorulmak suretiyle araştırılıp, aynı anda verildiğinin anlaşılması halinde 5237 sayılı TCK.nun 43. maddenin uygulanma koşulları oluşmayacağı da dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; 765 sayılı TCK ile 5327 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki artırım oranının 765 sayılı TCK.nun 80. maddesindeki artırım oranından fazla olması nedeniyle aleyhe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nun 349/2. maddesi delaleti ile 342/1, 80, 59/2, 647 sayılı Kanunun 6, TCK'nun 94. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası, CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki teselsül hükmünün, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda.” denilmek suretiyle 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı düzenlenmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden, suça konu çeklerin aynı anda verilip verilmediğinin ve hangi tarih ya da tarihlerde verildiğinin tanık Osman Zeki Demirakın'dan sorulmak suretiyle araştırılıp, aynı anda verildiğinin anlaşılması halinde 5237 sayılı TCK.nun 43. maddenin uygulanma koşulları oluşmayacağı da dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; 765 sayılı TCK ile 5327 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki artırım oranının 765 sayılı TCK.nun 80. maddesindeki artırım oranından fazla olması nedeniyle aleyhe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.