Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7621 K.2012/12762
Özet: (1) Sanığın başkasına ait kredi kartını kullanarak iki alışveriş slip’i yapması; (2) Mahkeme, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 525/b‑2 maddesine göre sanığı 2 yıl hapis ve 440 TL adli para cezasıyla cezalandırdı, ancak bu hapis cezasını 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelendi.
Başkasına ait kredi kartını kullanmak suçundan sanık ...'nun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 525/b-2. maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 440,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2009 tarihli ve 2005/313 esas, 2009/84 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/10/1987 tarihli 1987/8-361-458 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunduğu takdirde, kısa karara itibar edileceği, suç tarihinin 20/09/2004 olduğu olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi gereğince lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden kısa kararda hapis cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre belirlenip, hapis cezasının ertelenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesini uygulamak suretiyle karma uygulama yapılmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 08.04.2011 gün ve 2011/3957/18403 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve KYB.2011169463 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2009 gün ve 2005/313 esas, 2009/84 sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, sanığın sübutu kabul edilen eylemine uyan ve lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK’nın 525/b-2 maddesi gereğince mahkemece takdir edildiği üzere 2 yıl hapis ve 440 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mahkemenin kabul ve uygulaması da dikkate alınarak hakkında 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, verilen hapis cezasının sanık açısından uyarıcı olacağı ve buna göre ileride yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaat dikkate alınarak cezasının 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine, cezasının ertelendiğinin 765 sayılı TCK’nın 94 ve 95. maddeleri gereğince sanığa ihtarına, mahkemenin mağdurun zararı giderilmediği yönündeki gerekçesi dikkate alınarak CMK’nun 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına, adli emanetin 2004/2088 sırasında kayıtlı kredi kartı ile yapılan 2 adet alışveriş slip aslının dosyada delil olarak saklanmasına, beraat eden sanıklarla ilgili yapılan yargılama giderleri çıkarıldıktan sonra bu dava nedeni ile yapılmış gözüken 3 davetiye gideri 9 TL yargılama giderinin sanık ...’ndan tahsiline, hükmün bu şekilde infazına, diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/10/1987 tarihli 1987/8-361-458 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunduğu takdirde, kısa karara itibar edileceği, suç tarihinin 20/09/2004 olduğu olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi gereğince lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden kısa kararda hapis cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre belirlenip, hapis cezasının ertelenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesini uygulamak suretiyle karma uygulama yapılmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 08.04.2011 gün ve 2011/3957/18403 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve KYB.2011169463 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2009 gün ve 2005/313 esas, 2009/84 sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, sanığın sübutu kabul edilen eylemine uyan ve lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK’nın 525/b-2 maddesi gereğince mahkemece takdir edildiği üzere 2 yıl hapis ve 440 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mahkemenin kabul ve uygulaması da dikkate alınarak hakkında 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, verilen hapis cezasının sanık açısından uyarıcı olacağı ve buna göre ileride yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaat dikkate alınarak cezasının 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine, cezasının ertelendiğinin 765 sayılı TCK’nın 94 ve 95. maddeleri gereğince sanığa ihtarına, mahkemenin mağdurun zararı giderilmediği yönündeki gerekçesi dikkate alınarak CMK’nun 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına, adli emanetin 2004/2088 sırasında kayıtlı kredi kartı ile yapılan 2 adet alışveriş slip aslının dosyada delil olarak saklanmasına, beraat eden sanıklarla ilgili yapılan yargılama giderleri çıkarıldıktan sonra bu dava nedeni ile yapılmış gözüken 3 davetiye gideri 9 TL yargılama giderinin sanık ...’ndan tahsiline, hükmün bu şekilde infazına, diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.