Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7385 K.2012/1600
Özet: Uyuşmazlık, defter ve belgeleri gizlemek suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarıdır; mahkeme, 213 sayılı Yasa hükümleriyle 5 ay hapis cezasının ertelenmesini ve hak yoksunluğunu kabul ederek kararını onaylamıştır. Mahkeme ayrıca, aynı davada sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarını reddederek, ilgili cezaların uygulanmasını ve hüküm metninin düzeltilmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 62, 53/1, 51. maddelerine göre 5 ay hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
213 sayılı Yasanın 359/b-2, 62, 53/1, 51. maddelerine göre 15 ay hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin defter ve belgeleri gizlemek suçu yönünden 30.12.2004 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I-Defter ve belgeleri gizlemek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre CMK nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi de gösterilerek verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
Sanık hakkında suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK ve 647 sayılı Yasanın lehe hükümler içerdiği gözetilmeden lehe yasanın hatalı tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı yasanın 62, 51 ile aynı yasanın 53. maddesine ilişkin bölümler çıkartılıp yerine “765 sayılı TCK.nun 59, 647 sayılı Yasanın 6. maddelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan dava hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 2002 ve 2003 takvim yıllarından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 62, 53/1, 51. maddelerine göre 5 ay hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
213 sayılı Yasanın 359/b-2, 62, 53/1, 51. maddelerine göre 15 ay hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin defter ve belgeleri gizlemek suçu yönünden 30.12.2004 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I-Defter ve belgeleri gizlemek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre CMK nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi de gösterilerek verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
Sanık hakkında suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK ve 647 sayılı Yasanın lehe hükümler içerdiği gözetilmeden lehe yasanın hatalı tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı yasanın 62, 51 ile aynı yasanın 53. maddesine ilişkin bölümler çıkartılıp yerine “765 sayılı TCK.nun 59, 647 sayılı Yasanın 6. maddelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan dava hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 2002 ve 2003 takvim yıllarından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.