‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7152 K.2011/2786

Esas No: 2011/7152 · Karar No: 2011/2786 · Karar Tarihi: 24.06.2011
Özet: Uyuşmazlık, özel evrakta sahtecilik suçundan verilen ve infaz edilmiş Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının açıklanmasının geri bırakılması talebine ilişkin Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından takdir hakkıyla reddedilmesiyle ilgilidir; mahkeme, lehe kanun hükümlerinin uygulanması için duruşma açılmadan önceki inceleme koşullarını yerine getirmediğini belirterek kararın geçersiz olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin reddi kararı iptal edilerek, talebin kabulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilmiştir.
Özel evrakta sahtecilik suçundan sanık ...'in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 345, 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 180.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/1992 tarihli ve 1992/31-32 sayılı kararının infazından sonra, hükümlünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebinin reddine ilişkin Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2010 tarihli ve 2010/42 değişik is sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2010 tarihli ve 2010/37 değişik iş sayılı kararını kapsayan tüm dosya kapsamına göre.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu hâlde evrak üzerinde karar verildiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 29.03.2011 gün ve 2011-3447/16612 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 10.05.2011 gün ve KYB.2011160364 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 259-13 sayılı kararında da açıklandığı üzere; karma bir niteliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, 5237 sayılı Yasanın 7. maddesinde tanımlanan lehe yasanın geçmişe yürümesi ilkesi uyarınca, kesinleşmiş hükümlere de uygulanması gerekir. Keza 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında bu husus; "bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir" şeklinde ifade edilmiş olup, bu hüküm uyarınca; 5728 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş olan mahkumiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama, hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, subjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır.

İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlü hakkında özel evrakta sahtecilik suçundan verilen ve infaz edilmiş bulunan Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.1992 gün ve 31-32 sayılı kararı ile ilgili olarak vaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması istemi üzerine Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesince duruşma açılmadan ancak takdir hakkının kullanılması suretiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmakla, itirazın bu yönden kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz ve kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemeinin 08.03.2010 gün ve 2010/42 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2010 gün ve 2010/37 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?