Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/5748 K.2012/16592
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın suça konu çekleri farklı kişilere değişik tarihlerde vermesi nedeniyle aynı suç işleme kararından söz edilemeyeceği cihetle, mağdur sayısınca ayrı ayrı suçlardan hüküm kurulması gerekirken eylem zincirleme olarak işlenen tek suç kabul edilerek eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükmün verildiği celsede, hazır bulunan sanık müdafiinden esas hakkında mütalaya karşı diyeceklerinin sorulduğu ve sanık müdafinin mütalaya iştirak ettiğini, başka bir diyeceklerinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı, arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.10.2012 günü oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın suça konu çekleri farklı kişilere değişik tarihlerde vermesi nedeniyle aynı suç işleme kararından söz edilemeyeceği cihetle, mağdur sayısınca ayrı ayrı suçlardan hüküm kurulması gerekirken eylem zincirleme olarak işlenen tek suç kabul edilerek eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükmün verildiği celsede, hazır bulunan sanık müdafiinden esas hakkında mütalaya karşı diyeceklerinin sorulduğu ve sanık müdafinin mütalaya iştirak ettiğini, başka bir diyeceklerinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı, arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.10.2012 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.