‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/5186 K.2012/9932

Esas No: 2011/5186 · Karar No: 2012/9932 · Karar Tarihi: 29.05.2012
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek

**HÜKÜM:** 213 sayılı VUK.nun 359/b-1, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddeleri gereğince 15 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması

Sanığa yokluğunda verilen kararın 07.10.2002 tarihli sorgusunda bildirdiği Osmaniye mahallesi Taşocağı ..... Bakırköy/İstanbul” adresine tebliğe gönderildiği, sanığın adres bırakmadan ayrıldığının ve yeni adresinin de tespit edilemediğinin şerh düşülerek tebligatın iade edildiği, mahkemece yapılan araştırma sonucu tebligata yarar yeni bir adresin tespit edilemediği, bu nedenle 7201 sayılı Yasanın 28. maddesi gereğince gerekçeli kararın sanığa 04.09.2006 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, ancak anılan Kanunun 29 ve izleyen maddeleri ile Tebligat Tüzüğünün 47/2. maddesi gereğince ilan ve karar örneklerinin mahkemenin herkesin kolayca görebileceği bir yerine bir ay süreyle asılıp bu durumun tutanakla belirlenmesi işlemi yerine getirilmeden hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği, bu nedenle de 7201 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçersiz olduğu ayrıca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.11.2006 gün ve 6/213 sayılı kararında açıklandığı gibi, 5271 sayılı CMK’nun 34/2 ve 232/6. maddelerinde belirtilen şekilde hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, sanığın yokluğunda verilen 20.02.2006 gün ve 2002/376 esas ve 2006/40 karar sayılı hükümde, yasa yoluna başvuru süresi, yöntemi, mercii ile sürenin ne zaman başlayacağının açıkça gösterilmediği, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 29, 30 ve 31. maddeleri uyarınca yapılan ilanen tebligatta da sanığın karara karşı başvurabileceği yasa yolu, süresi, mercii ve yöntemine de yer verilmediği bu nedenle de temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, sanığın 20.05.2008 havale tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle, 20.02.2006 gün ve 2002/376 esas ve 2006/40 karar sayılı ilamdaki kesinleşme şerhi ile hukuken yok hükmünde olan 16.05.2008 gün 2008/11-203 esas ve karar sayılı uyarlama kararı kaldırılarak, sanığın temyizinin 20.02.2006 tarihli hükme yönelik olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2000 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.07.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

##

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?