Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/4572 K.2011/2720
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; (2) Mahkeme, her iki suç için de delilleri kabul ederek 2 yıl hapis (sahtecilik) ve 1 yıl hapis + 5.000 TL adli para cezası (dolandırıcılık) hükmünü sürdürürken, dolandırıcılık kararının eksik ceza tayini nedeniyle iptal edilmesine karar verir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayıl TCK.nun 342/1.mad.ger. 2 yıl hc., CMK.nun 231.mad. uygulanmasına yer olmadığına,
Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 157/1.mad.uyarınca 1 yıl hapis ve 5.000 YTL.apc, CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
I-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, fiilin 765 Sayılı TCK. nun 504/3 (5237 Sayılı TCK. nun 158/1-f) maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 Sayılı TCK. nun 157. maddesi gereğince eksik ceza tayini,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Hapis cezası “suçun işleniş şekli “ nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 250 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi ve paraya çevrilirken uygulama maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 15.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayıl TCK.nun 342/1.mad.ger. 2 yıl hc., CMK.nun 231.mad. uygulanmasına yer olmadığına,
Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 157/1.mad.uyarınca 1 yıl hapis ve 5.000 YTL.apc, CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
I-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, fiilin 765 Sayılı TCK. nun 504/3 (5237 Sayılı TCK. nun 158/1-f) maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 Sayılı TCK. nun 157. maddesi gereğince eksik ceza tayini,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Hapis cezası “suçun işleniş şekli “ nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 250 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi ve paraya çevrilirken uygulama maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 15.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.