Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/436 K.2011/2242
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularının incelenmesiyle ilgilidir; (2) Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, sanığın hem sahtecilik hem de dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını onaylayarak, ilgili cezaların uygulanmasına hükmetmiştir.
Resmi belgede sahtecilik (sahte çek düzenlemek- kullanmak) ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda mahkumiyetine dair Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.7.2009 gün ve 2008/197 Esas, 2009/221 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve vasisince yetkilendirilen müdafii tarafında istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının temyizin kabulü ile bozma isteyen 24.12.2010 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6.maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı var ise süresi ve merciin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle; mahkemenin 1.7.2009 gün ve 2008/197 E. 2009/221 K.sayılı sanığın yokluğunda verilen hükmünde "Kararın TEVHİMDEN itibaren yedi gün içerisinde ..." temyiz olunabileceği yazılarak, sanık açısından temyiz süresinin "TEBLİĞDEN" itibaren başlayacağı tespit olunmadan "tereddüte" sebep verildiğinden, sanık müdafiinin 20.4.2010 havale tarihli dilekçesiyle anılan karara yönelik yapmış olduğu temyiz başvurusu süresinde kabul edilerek, Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.5.2010 gün ve 2010/691 değ.iş sayılı "temyiz isteminin süreden reddi"kararı KALDIRILARAK yapılan incelemede:
Adli sicil kaydına göre sanığın tekerrüre esas hükümlülüğün bulunduğu ve cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekmesi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
I-Sanık hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde:
5237 sayılı TCK.nın 158/1-f maddesi ile hüküm kurulurken adli para cezası miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında "resmi belgede zincirleme surette sahtecilik" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Mahkemenin ilk cirantalardan olan ...'nun Konya 9.İcra Müdürlüğünün 2006/9026 E.sayılı dosyasında yapılan araştırma neticesi adresine ulaşılamaması ve ilk cirantaların açık adreslerini ve kimliklerini bildirmemesi gerekçesine dayanılarak suçu sabit kabul etmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunması nedeniyle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
Sanığın suça konu iki çek yaprağını tek alışveriş nedeniyle toplam borca karşılık aynı anda müştekiye verdiğinin kabul edilmesine rağmen "sahtecilik" suçundan TCK.nın 43.maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1-a) bölümünün 2.parağrafında bulunan TCK.nun 43.maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması bu nedenle 3.parağrafta yapılan 62.maddesi uygulanmasında verilen cezanın "1 yıl 8 ay"a indirilerek, 4.parağrafta yer alan "İKİ YIL BİR AY" ifadesinin çıkartılarak yerine "BİR YIL SEKİZ AY" ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Adli sicil kaydına göre sanığın tekerrüre esas hükümlülüğün bulunduğu ve cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekmesi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
I-Sanık hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde:
5237 sayılı TCK.nın 158/1-f maddesi ile hüküm kurulurken adli para cezası miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında "resmi belgede zincirleme surette sahtecilik" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Mahkemenin ilk cirantalardan olan ...'nun Konya 9.İcra Müdürlüğünün 2006/9026 E.sayılı dosyasında yapılan araştırma neticesi adresine ulaşılamaması ve ilk cirantaların açık adreslerini ve kimliklerini bildirmemesi gerekçesine dayanılarak suçu sabit kabul etmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunması nedeniyle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
Sanığın suça konu iki çek yaprağını tek alışveriş nedeniyle toplam borca karşılık aynı anda müştekiye verdiğinin kabul edilmesine rağmen "sahtecilik" suçundan TCK.nın 43.maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1-a) bölümünün 2.parağrafında bulunan TCK.nun 43.maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması bu nedenle 3.parağrafta yapılan 62.maddesi uygulanmasında verilen cezanın "1 yıl 8 ay"a indirilerek, 4.parağrafta yer alan "İKİ YIL BİR AY" ifadesinin çıkartılarak yerine "BİR YIL SEKİZ AY" ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.