‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/429 K.2011/7481

Esas No: 2011/429 · Karar No: 2011/7481 · Karar Tarihi: 11.07.2011
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet

**HÜKÜM:** 2002 yılında sahte fatura kullanmak suçundan; 213 sayılı yasanın 359/b-1, 5237 sayılı TCK 43, 62, 53/1, 51 maddelerine göre 18 ay 17 gün hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, 2003 yılında sahte fatura kullanmak suçundan; 213 sayılı yasanın 359/b-1, 5237 sayılı TCK 43, 62, 53/1, 51 maddelerine göre 18 ay 17 gün hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına

1) 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.05.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi ve 104/2.maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II) Sanık müdafiinin 2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince;
1) 23..10.2007 günlü oturumda hazır bulunan sanık ve müdafii ile C.Savcısının görüşü sorulmadan şikayetçi kurumun müdahilliğine karar verilmesi suretiyle CMK.nun 238/3.maddesine aykırı davranılması,
2) Kararın gerekçe bölümünde 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanıp, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra elde edilecek sonuçların denetime imkan verecek şekilde karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/3.maddesindeki "hapis cezasının ertelenmesine, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç, infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır" şeklindeki hüküm karşısında, infaz rejimine ilişkin olan erteleme hükmünün, lehe yasanın belirlenmesi sırasında dikkate alınmayacağı ve 765 sayılı TCK.nun 80.maddesindeki artırım oranının, 5237 sayılı TCK.nun 43.maddesindeki artırım oranına göre lehe olduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.da içtima hükmünün bulunmaması nedeniyle her bir suç için hükmolunan cezalar ayrı ayrı değerlendirildiğinde erteleme sınırında kaldığı gerekçesi ile 5237 sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?