Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/3752 K.2011/21093
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi (Eyüp 1. Ağcm)
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik
**HÜKÜM:** 1- ....: 5237 Sayılı TCK'nun 204/ 1,, 39/1, 53. md. 1 yıl hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması, Beraat,
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık ... dışındaki sanıklara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1-Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ...’ın mahkumiyetine ... ve ...’un beraatine dair hükümlere yönelen sanıklar müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 26.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıkların müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’un sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelen sanıklar müdafilerinin,O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarına gelince;
1-Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle aynı ceza belirlendiği ve halde 765 sayılı TCK.nun 342.maddesindeki hapis cezasının üst sınırının fazla olduğu gerekçe gösterilerek 5237 sayılı yasa hükümleri uyarınca ceza tayini ve anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğuna da hükmolunarak lehe hükmün hatalı belirlenmesi yasaya aykırı,
2-Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık ... dışındaki diğer sanıklar yönünden: Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması'na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik
**HÜKÜM:** 1- ....: 5237 Sayılı TCK'nun 204/ 1,, 39/1, 53. md. 1 yıl hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması, Beraat,
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık ... dışındaki sanıklara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1-Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ...’ın mahkumiyetine ... ve ...’un beraatine dair hükümlere yönelen sanıklar müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 26.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıkların müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’un sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelen sanıklar müdafilerinin,O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarına gelince;
1-Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle aynı ceza belirlendiği ve halde 765 sayılı TCK.nun 342.maddesindeki hapis cezasının üst sınırının fazla olduğu gerekçe gösterilerek 5237 sayılı yasa hükümleri uyarınca ceza tayini ve anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğuna da hükmolunarak lehe hükmün hatalı belirlenmesi yasaya aykırı,
2-Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık ... dışındaki diğer sanıklar yönünden: Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması'na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.