Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2989 K.2011/3028
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın Unutmaz Ticaret'ten 14 adet sahte senet düzenlemesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm getirilmesine ilişkin; (2) Mahkeme, 765 sayılı TCK’nin 342/1,59/2 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasını, 71. maddeye göre içtima ettirerek toplam 2 yıl 16 ay hapis cezası belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1,59/2 mad göre 1 yıl 8 ay hpc765 sayılı TCK.nun 342/1,59/2 mad göre 1 yıl 8 ay hpc
765 sayılı TCK.nun 71. mad göre hapis cezaları içtima ettirilerek 2 yıl 16 ay hpc
765 Sayılı TCK.nun 80. maddesinde “Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır” şeklinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün, 5237 Sayılı TCK.nun 43. maddesinde, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” biçiminde farklı düzenlenmiş olduğu, somut olayda sanığın, kovuşturma aşamasında vefat eden diğer sanık Nadire ile birlikte Unutmaz Ticaret'ten (Muharrem Uruk) yaptıkları alışveriş sırasında düzenledikleri tanzim tarihleri aynı, ödeme günleri ve meblağları farklı 14 adet sahte senet nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulama koşullarının oluşmasına rağmen, 5237 Sayılı TCK.nun 43. maddesi koşulları oluşmadığından, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; 765 Sayılı TCK. İle 5327 Sayılı TCK.nun (senet sayısı itibariyle temel cezanın belirlenmesi sırasında anılan kanunun 61. maddesi de dikkate alınarak) olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 765 Sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulama koşulları oluşmadığından bahisle anılan Kanunun TCK.nun lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması, sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları azaltıcı sebeplerin nitelik dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, lehe hükümlerin ve CMK.nun 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 05.07.2011 günü oybirliğiyle karar verildi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1,59/2 mad göre 1 yıl 8 ay hpc765 sayılı TCK.nun 342/1,59/2 mad göre 1 yıl 8 ay hpc
765 sayılı TCK.nun 71. mad göre hapis cezaları içtima ettirilerek 2 yıl 16 ay hpc
765 Sayılı TCK.nun 80. maddesinde “Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır” şeklinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün, 5237 Sayılı TCK.nun 43. maddesinde, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” biçiminde farklı düzenlenmiş olduğu, somut olayda sanığın, kovuşturma aşamasında vefat eden diğer sanık Nadire ile birlikte Unutmaz Ticaret'ten (Muharrem Uruk) yaptıkları alışveriş sırasında düzenledikleri tanzim tarihleri aynı, ödeme günleri ve meblağları farklı 14 adet sahte senet nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulama koşullarının oluşmasına rağmen, 5237 Sayılı TCK.nun 43. maddesi koşulları oluşmadığından, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; 765 Sayılı TCK. İle 5327 Sayılı TCK.nun (senet sayısı itibariyle temel cezanın belirlenmesi sırasında anılan kanunun 61. maddesi de dikkate alınarak) olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 765 Sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulama koşulları oluşmadığından bahisle anılan Kanunun TCK.nun lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması, sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları azaltıcı sebeplerin nitelik dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, lehe hükümlerin ve CMK.nun 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 05.07.2011 günü oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.