Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2308 K.2012/6953
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 2002 yılında banka hesabına yatırılan parayla ilgili olarak arazi miktarını beyan ederek kamu kurumuna karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıdır; mahkeme, bu iddiaların delillerine dayanarak suçun yasada tanımlandığı şekilde oluşmadığını ve yargılamanın devamının gereksiz olduğunu belirleyerek, sanığın hakkındaki kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 2002 yılı DGD ödemesinin ilk taksidinin sanığın banka hesabına paranın yatırıldığı 25.12.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın doğrudan gelir desteği almak amacıyla sahibi bulunduğu arazi miktarından daha fazla arazi beyan ederek haksız menfaat sağladığının iddia olunması karşısında; suçun sübutu halinde fiilinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 504/7 (5237 sayılı TCK'nun 158/1-e) madde ve fıkrasındaki kamu kurumu aleyhine karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. madde hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta usul ekonomisi de gözetilerek CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 2002 yılı DGD ödemesinin ilk taksidinin sanığın banka hesabına paranın yatırıldığı 25.12.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın doğrudan gelir desteği almak amacıyla sahibi bulunduğu arazi miktarından daha fazla arazi beyan ederek haksız menfaat sağladığının iddia olunması karşısında; suçun sübutu halinde fiilinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 504/7 (5237 sayılı TCK'nun 158/1-e) madde ve fıkrasındaki kamu kurumu aleyhine karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. madde hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta usul ekonomisi de gözetilerek CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.