Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2159 K.2012/12841
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa aykırılık
**HÜKÜM:** Tüm Sanıklar yönünden ayrı ayrı 213 sayılı VUK.nun 359/A-1, 5237 sayılı TCK.nun 43, 62, 51. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası,erteleme,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar.
Sanıklar ... ve ...'ın 2004 ve 2005, sanıklar ... (...) ve ...'nun ise 2005 ve 2006 takvim yıllarında "defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde başka defter, belge veya diğer kayıt ortamına kaydetmek" suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davalarının açıldığı, her takvim yılında işlenen eylemlerin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu ve her yıl için ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, mahkemenin denetime olanak verecek şekilde karşılaştırma yapmadan 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesini gözeterek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle değişikliğe uğramadan önceki 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-1. madde ve fıkrası gereğince hüküm kurulmuş ise de, uygulamanın sonucu itibariyle sanıkların lehine olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... (...) müdafii ile sanıklar ..., ... (...), ... ve ...'ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanıklar ... (...), ... ve ...'ün, üzerine atılı suçun suç tarihleri dikkate alındığında, bu sanıklar yönünden kurulan hükümlerde, 213 sayılı Yasanın 359/a-1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra bireyselleştirmeaşamasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken açıklanan şekilde karşılaştırma yapılmaksızın ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 80, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddelerinin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 43/1, 51 ve 62. maddelerine göre sanıkların lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar ... (...), ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde yer alan; “5237 sayılı TCK'nun 43”, “5237 Sayılı TCK'nun 62” ve “5237 sayılı TCK'nun 51.” şeklindeki uygulama maddelerinin, çıkartılarak yerlerine sırası ile “765 sayılı TCK'nun 80.” , “765 sayılı TCK'nun 59/2.” ve “647 sayılı Yasanın 6.” ibarelerinin yazılması ve sonuç hapis cezalarının da “5 ay 25 güne” indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanıklar ... (...), ... ve ...'ün mahkumiyetlerine dair hükümlerin DÜZELTİLEREK, sanıklar ... ve ...(...) hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin ise DOĞRUDAN ONANMALARINA, 28.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Vergi usul kanununa aykırılık
**HÜKÜM:** Tüm Sanıklar yönünden ayrı ayrı 213 sayılı VUK.nun 359/A-1, 5237 sayılı TCK.nun 43, 62, 51. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası,erteleme,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar.
Sanıklar ... ve ...'ın 2004 ve 2005, sanıklar ... (...) ve ...'nun ise 2005 ve 2006 takvim yıllarında "defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde başka defter, belge veya diğer kayıt ortamına kaydetmek" suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davalarının açıldığı, her takvim yılında işlenen eylemlerin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu ve her yıl için ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, mahkemenin denetime olanak verecek şekilde karşılaştırma yapmadan 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesini gözeterek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle değişikliğe uğramadan önceki 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-1. madde ve fıkrası gereğince hüküm kurulmuş ise de, uygulamanın sonucu itibariyle sanıkların lehine olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... (...) müdafii ile sanıklar ..., ... (...), ... ve ...'ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanıklar ... (...), ... ve ...'ün, üzerine atılı suçun suç tarihleri dikkate alındığında, bu sanıklar yönünden kurulan hükümlerde, 213 sayılı Yasanın 359/a-1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra bireyselleştirmeaşamasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken açıklanan şekilde karşılaştırma yapılmaksızın ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 80, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddelerinin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 43/1, 51 ve 62. maddelerine göre sanıkların lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar ... (...), ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde yer alan; “5237 sayılı TCK'nun 43”, “5237 Sayılı TCK'nun 62” ve “5237 sayılı TCK'nun 51.” şeklindeki uygulama maddelerinin, çıkartılarak yerlerine sırası ile “765 sayılı TCK'nun 80.” , “765 sayılı TCK'nun 59/2.” ve “647 sayılı Yasanın 6.” ibarelerinin yazılması ve sonuç hapis cezalarının da “5 ay 25 güne” indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanıklar ... (...), ... ve ...'ün mahkumiyetlerine dair hükümlerin DÜZELTİLEREK, sanıklar ... ve ...(...) hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin ise DOĞRUDAN ONANMALARINA, 28.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.