Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/213 K.2012/7600
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, kamu davasının kaçakçılık suçu ve vergi tekniği raporlarına uygun olarak 2002, 2003, 2004 ve 2005 takvim yıllarında "sahte fatura düzenlemek" suçlarından açıldığı, her takvim yılında işlenen eylemlerin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu ve her yıl için ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden ve denetime olanak sağlayacak şekilde hangi yıla ilişkin hüküm kurulduğu da gösterilmeden yazılı şekilde tek suçtan karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-213 sayılı Yasanın 359/b-1 maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra bireyselleştirme aşamasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken açıklanan şekilde karşılaştırma yapılmaksızın 213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b-1 maddesi uyarınca tayin olunan temel hürriyeti bağlayıcı cezadan 765 sayılı TCK'nun 80. maddesi gereğince arttırım yapılarak bilahare 5237 sayılı TCK'nun 51/1-3 maddesi uyarınca cezanın tecil edilmesi suretiyle karma uygulama yapılması, bu kabule göre de; 5237 sayılı Yasanın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirildikten sonra cezanın infaz edilmiş sayılacağı, 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre tecil halindeyse denetim süresinin yeni bir suç işlenmeden geçirilmesi halinde 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddesi uyarınca "tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı" dikkate alındığında 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yeterli ve açık gerekçeden yoksun olarak karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, kamu davasının kaçakçılık suçu ve vergi tekniği raporlarına uygun olarak 2002, 2003, 2004 ve 2005 takvim yıllarında "sahte fatura düzenlemek" suçlarından açıldığı, her takvim yılında işlenen eylemlerin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu ve her yıl için ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden ve denetime olanak sağlayacak şekilde hangi yıla ilişkin hüküm kurulduğu da gösterilmeden yazılı şekilde tek suçtan karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-213 sayılı Yasanın 359/b-1 maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra bireyselleştirme aşamasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken açıklanan şekilde karşılaştırma yapılmaksızın 213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b-1 maddesi uyarınca tayin olunan temel hürriyeti bağlayıcı cezadan 765 sayılı TCK'nun 80. maddesi gereğince arttırım yapılarak bilahare 5237 sayılı TCK'nun 51/1-3 maddesi uyarınca cezanın tecil edilmesi suretiyle karma uygulama yapılması, bu kabule göre de; 5237 sayılı Yasanın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirildikten sonra cezanın infaz edilmiş sayılacağı, 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre tecil halindeyse denetim süresinin yeni bir suç işlenmeden geçirilmesi halinde 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddesi uyarınca "tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı" dikkate alındığında 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yeterli ve açık gerekçeden yoksun olarak karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.