Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2026 K.2011/1670
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın “dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından dolayı verilen hapis cezalarının ve para cezasının geçerliliğiyle ilgili temyiz itirazlarıdır. (2) Mahkeme, 19.03.2003 tarihli dolandırıcılık olayının dava zamanaşımına uğradığını belirterek bu suçtan kurulan hükmü ortadan kaldırdı; sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet kararını ise 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesine dayanarak bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik- dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası, 53/1-2. maddesinin uygulanması, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522/1. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis ve 9.600 YTL.apc.ile cezalandırılması
I-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.03.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen anılan suçtan kurulan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık ve müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2008 gün ve 148/169 sayılı kararında da açıklandığı üzere, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında, sorgu tarihi itibariyle aynı suçtan tutuklu, karar tarihi itibariyle de başka bir suçtan hükümlü bulunan sanığın, bizzat mahkemede hazır bulundurulması suretiyle sorgusunun yapılması ve hükmün yüzüne karşı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik- dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası, 53/1-2. maddesinin uygulanması, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522/1. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis ve 9.600 YTL.apc.ile cezalandırılması
I-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.03.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen anılan suçtan kurulan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık ve müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2008 gün ve 148/169 sayılı kararında da açıklandığı üzere, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında, sorgu tarihi itibariyle aynı suçtan tutuklu, karar tarihi itibariyle de başka bir suçtan hükümlü bulunan sanığın, bizzat mahkemede hazır bulundurulması suretiyle sorgusunun yapılması ve hükmün yüzüne karşı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.