‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/1522 K.2012/3987

Esas No: 2011/1522 · Karar No: 2012/3987 · Karar Tarihi: 21.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, Kocaali Ziraat Bankası Şubesi çalışanları, bir noter katibi ve belediye görevlisi tarafından başkalarının fotoğrafını taşıyan sahte nüfus cüzdanı ve vekâletname düzenleyerek deprem parası almayı planlamaları nedeniyle açılan resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından oluşmaktadır. Mahkeme, ilgili temyiz taleplerini reddederek, suçun işlendiği tarihlerden itibaren zamanaşımına uğradığını belirterek kararını bozup, sanıkların kamu davalarını geçersiz kılmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanmak,

HÜKÜM: Sanıklar ...,:Beraat

I-Kocaali Ziraat Bankası Şubesinde görevli bulunan sanıklar ..., ..., ..., Kocaali Noterliğinde noter katibi ..., Kocaali Belediyesi Fen işlerinde görevli ... ve ... haklarında "görevi kötüye kullanma", sanık ... ve ... haklarındaki "resmi belgede sahtecilik" suçlarından açılan kamu davalarına suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ... adına vekilinin, sanık ...’nin katılan ... adına, başkasının fotoğrafını taşıyan tamamen sahte bir nüfus cüzdanı hazırlatılıp, bu nüfus cüzdanı ile Kocaali Noterliğinde içeriği itibarıyla sahte vekâletname düzenletilmesi ve ... adına daire satılarak, deprem parası alınmaya çalışılması biçiminde gerçekleşen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen ...’ın kamu davalarına katılma hakları bulunmadığı, usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının anılan suçlardan verilen hükümleri temyiz etme hakkı vermeyeceğinden vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-... adına vekilinin, ... personeli olan sanıklar ..., ..., ... haklarında “görevi kötüye kullanmak” suçlarından kurulan beraat, sanık ... ve ... müdafilerinin “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyizlerinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “görevi kötüye kullanma” ve “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 25.12.2003 ve 21.01.2004 tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan ... adına vekili ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Katılan ...’ın sanık ... hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan beraat, sanık ... müdafiinin “sahte nüfus cüzdanı ve sahte vekâletname düzenletmek” eylemlerinden kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizlerinde:
765 sayılı TCK’nun cezanın alt sınırdan tayin olması nedeniyle açıkça lehe olması nedeniyle uygulamalı karşılaştırma yapılmaması ve sanık ...’nin katılan ... adına, tamamen sahte bir nüfus cüzdanı ve buna istinaden Kocaali Noterliğinde içeriği itibarıyla sahte vekâletname düzenlettirmekten ibaret eyleminin teselsül ettiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık ... hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, sanık ... hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
IV-Sanık ... müdafiinin sanık hakkında “... adına sahte nüfus cüzdanı ve sahte noter vekâletnamesi düzenlemek”; katılan ... ve sanık ... müdafiinin, sanık hakkında “yerleşim yeri planında sahtecilik” eylemi nedeniyle kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyizlerinde;
1-Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu "yerleşim yeri planı" duruşmaya getirtilip mahkeme heyeti tarafından incelenip özellikleri zapta geçirilerek, gerçekleri ile karşılaştırılması yapılarak benzerlik ve ayrılıkları saptandıktan sonra buna bağlı olarak yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği değerlendirilerek sonucuna göre sanık ...'nin hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yerleşim yeri planının kanun hükmü gereği sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi belgelerden sayılamayacağı gözetilmeden, sanık ...'nin 5237 sayılı TCK’nun 204/1-204/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-Sanık ...’ün katılan ... adına, tamamen sahte bir nüfus cüzdanı ve buna istinaden Kocaali Noterliğinde içeriği itibarıyla sahte vekâletname düzenlettirmekten ibaret eyleminin teselsül ettiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini,
4-Sanık ...’ün sahtecilik eyleminin tamamlandığı ve sahtecilik suçlarının niteliği gereği neticesi harekete bitişik suçlardan olması nedeniyle kalkışmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
5- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafileriyle katılan ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?