Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/13447 K.2012/8414
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından dolayı açılan kamu davalarıdır; mahkeme, dolandırıcılık suçu için zamanaşımı nedeniyle davayı ortadan kaldırırken, sahtecilik suçu için 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası öngörerek karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Nitelikli dolandırıcılık suçundan; kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması,
Resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59/2, 647 sayılı Kanunun 6, TCK'nun 94. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası
Yerel Cumhuriyet savcısının temyizinin dolandırıcılık suçundan verilen hükme, katılan vekilinin temyizinin ise sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yöneldiği kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Yerel Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin, dolandırıcılık suçu ile ilgili hükme yönelen temyizlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 16.10.2007 tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesi gereğince davanın ortadan kaldırılmasına” ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine "765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin, sahtecilik suçu ile ilgili hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıkların, ortağı oldukları şirketteki pay oranlarının değişimine ilişkin suça konu karar defterinde katılan adına atılmış imzada sahtecilik yaptıktan sonra defterin bu sayfalarını noterde tasdik ettirip, İzmir Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilan ettirmekten ibaret eylemlerinde, noter onayında bir sahtecilik bulunmadığından fiillerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK'nun 345. maddesine uygun bulunduğu gözetilmeden aynı Yasanın 342/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi yasaya aykırı ise de; değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 04.09.2002 ve 26.09.2002 tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Nitelikli dolandırıcılık suçundan; kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması,
Resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59/2, 647 sayılı Kanunun 6, TCK'nun 94. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası
Yerel Cumhuriyet savcısının temyizinin dolandırıcılık suçundan verilen hükme, katılan vekilinin temyizinin ise sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yöneldiği kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Yerel Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin, dolandırıcılık suçu ile ilgili hükme yönelen temyizlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 16.10.2007 tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesi gereğince davanın ortadan kaldırılmasına” ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine "765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin, sahtecilik suçu ile ilgili hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıkların, ortağı oldukları şirketteki pay oranlarının değişimine ilişkin suça konu karar defterinde katılan adına atılmış imzada sahtecilik yaptıktan sonra defterin bu sayfalarını noterde tasdik ettirip, İzmir Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilan ettirmekten ibaret eylemlerinde, noter onayında bir sahtecilik bulunmadığından fiillerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK'nun 345. maddesine uygun bulunduğu gözetilmeden aynı Yasanın 342/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi yasaya aykırı ise de; değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 04.09.2002 ve 26.09.2002 tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.