Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/12772 K.2012/3458
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın “hırsızlık” ve “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz başvurularıdır; (2) Mahkeme, hırsızlık için 500 TL adli para cezasını, dolandırıcılık için ise 2563 TL adli para cezasını ve vekalet ücretini onaylayarak, temyizlerin reddi veya bozulması sonucunda kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı Kanunun 141/1, 145/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası, 765 sayılı Kanunun 504/3, 80, 522/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 2563 TL adli para cezası, vekalet ücreti.
I-Sanık müdafiinin “hırsızlık” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.09.2006 gün ve 197/192 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığa 5237 sayılı Yasanın 141/1. maddesi uyarınca takdir ve tayin olunan 500,00 TL. sonuç para cezasının miktarı ve nevi itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 21.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunla değişik 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığı ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının suç vasfına yönelik olmadığının anlaşılması karşısında; vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.05.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı Kanunun 141/1, 145/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası, 765 sayılı Kanunun 504/3, 80, 522/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 2563 TL adli para cezası, vekalet ücreti.
I-Sanık müdafiinin “hırsızlık” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.09.2006 gün ve 197/192 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığa 5237 sayılı Yasanın 141/1. maddesi uyarınca takdir ve tayin olunan 500,00 TL. sonuç para cezasının miktarı ve nevi itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 21.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunla değişik 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığı ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının suç vasfına yönelik olmadığının anlaşılması karşısında; vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.05.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.