‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/12694 K.2012/2399

Esas No: 2011/12694 · Karar No: 2012/2399 · Karar Tarihi: 28.02.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı verilen iki ayrı hükmün temyizinde ortaya çıktı; (2) Mahkeme, hem dolandırıcılık hem de sahtecilik kararlarını bozarak yeni bir yargılamaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Ortadan kaldırma

1- Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Katılan kurum tarafından düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında yüklenici Sakarya Üniversitesi Rektörlüğünün alt yüklenicisi olarak projede görev alan Sosyal Hizmetler İnş. Ltd. Şti.nin yetkilisi olan sanığın, yükleniciliğini üstlendiği beş ayrı proje kapsamında çalıştırdığı kişiler adına düzenlediği ücret ve ulaşım bordrolarına başkaları tarafından imza attırarak ücret ve ulaşım paralarını ödemediği gibi ayni yardımların tamamını veya bir kısmını katılımcıların bazılarına vermediği halde vermiş gibi gerçeğe aykırı belge düzenlediğinin iddia edilmesi karşısında; sanık tarafından düzenlenen bordrolara istinaden katılan kurum tarafından tahakkuk müzekkereleri düzenlenerek gerekli ödemelerin yapıldığının anlaşılmasına göre eylemin sübutu halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilerek, kurum müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sırasında ifadelerine başvurulan ve maaş ve yol giderleri ile ayni yardım almadıklarını ifade eden katılımcılar tanık olarak dinlenip imzaların kendilerine ait olmadığını beyan edenler yönünden gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırıldıktan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?