Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/12262 K.2012/17025
Özet: (1) Uyuşmazlık, sahtecilik suçundan şüpheli olarak yanlış isim benzerliği nedeniyle 05/03/1958 doğumlu sanığın yerine 01/11/1971 doğumlu gerçek şüphelinin yazılması ve bu nedenle gerçek olmayan kişi hakkında hüküm kurulamayacağı konusundaki iddia nameniyle ilgilidir. (2) Mahkeme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine dayanarak Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin kararını bozalıp dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade etmeye ve ilgili işlemleri yerine getirmeye karar verdi.
Resmi belgede sahtecilik suçundan 05/03/1958 doğumlu sanık ...'ün, gerçek şüpheli olmadığı isim benzerliği sonucu sehven şüpheli olarak yazıldığı, asıl şüphelinin 01/11/1971 doğumlu ... olduğu, gerçek sanık olmayan kişi hakkında ise hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve Uyap kayıtlarından sanık sıfatının kaldırılmasına dair Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2010 tarihli ve 2009/107 esas, 2010/75 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
Hakkında düzenlenen iddianamenin kabul edilmesi ile sanık durumuna gelen ...'ün, kabule göre üzerine yüklenen suçu işlemediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un, duruşmanın sona ermesi ve hüküm başlıklı 223. maddesinde yer almayan "karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20/09/2011 gün ve 2011/11533/47413 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2011 gün ve KYB.2011/291302 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 gün ve 2009/107 esas, 2010/75 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hakkında düzenlenen iddianamenin kabul edilmesi ile sanık durumuna gelen ...'ün, kabule göre üzerine yüklenen suçu işlemediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un, duruşmanın sona ermesi ve hüküm başlıklı 223. maddesinde yer almayan "karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20/09/2011 gün ve 2011/11533/47413 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2011 gün ve KYB.2011/291302 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 gün ve 2009/107 esas, 2010/75 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.