Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/12052 K.2012/9041
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı açılan davalarda zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma veya düşme talebidir. (2) Mahkeme, dolandırıcılık suçu için zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek davayı ortadan kaldırırken, resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince davayı düşürmeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM:
1- Dolandırıcılık suçu için, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
2- Resmi belgede sahtecilik suçu için, 5237 sy 66/1-e maddeleri gereğince düşme
I) Katılan vekilinin sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçu yönünden gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihinin 06.06.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, en son haksız menfaati 06/06/2003 tarihinde elde ettiği ve dolandırıcılık suçunun teselsülün tamamlandığı bu tarihte işlenmiş olacağı gözetilmeden 19/08/1999 tarihinin suç tarihi olarak kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, 06.06.2003 suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 03.11.2008 tarihine kadar lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden, suç tarihinin belirlenmesindeki yanılgı sonuca etkili görülmemiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suç tarihinden, 03.11.2008 iddianame tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Katılan vekilinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında Bağ-Kur İl Müdürlüğü müfettişi tarafından düzenlenen ve dosya içerisinde bir kısmına ait onaysız fotokopisi bulunan soruşturma raporuna göre, sanığın İstanbul-Bayrampaşa Dokumacılar odasına kayıtlı olmadığı halde, 09.09.1976- 21.07.1999 tarihleri arasında odaya kayıtlıymış gibi oda başkanı ve sekreterler tarafından düzenlenen sahte oda kaydı, iş bırakma formu ve işe giriş bildirgelerini, emeklilik işlemine esas oluşturması için 19/08/1999 tarihlinde ... kayıtlarına intikal ettirdiğinin iddia olunması ve soruşturma raporunda sahte sigortalılık belgelerini tanzim eden oda başkanı ve sekreterler hakkında da TCK hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi ve sanığın hukuki durumunun tespiti bakımından, katılan kurumca düzenlenen soruşturma raporu ve ekleri ile katılan kurumdan Bağ-kur dosyasının onaylı suretlerinin celbedilip, İstanbul-Bayrampaşa Dokumacılar odası görevlileri hakkında soruşturma/ kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp, bu eylemle ilgili dava açılmışsa olanaklı olması halinde her iki dava dosyasının birleştirilmesi, olanaklı değilse dosya içeriğinin onaylı bir örneğininin denetime olanak sağlanması bakımından bu dosya içersine alınıp sanığın, memur olan sanıklar ile iştirak iradesi ile hareket edip etmediği saptanarak, eylemin sübutu halinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 507 sayılı Kanunun 112 ve daha sonra 21.06.2005 gün ve 25852 sayılı RG ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Kanun 59. maddesine göre “Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının yetkili organlarının üyeleri ve genel sekreterleri ile personelin.... diğer her çeşit evrak ve defterleri üzerinde suç işledikleri takdirde, bu suçlardan dolayı, adli olarak kamu görevlileri gibi ceza görürler” hükmü uyarınca eylemin 765 sayılı TCK'nun 339/1. (5237 sayılı TCK’nun 204/2.) maddesinde öngörülen memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak suçunu oluşturacağı ve anılan Yasaların 102/3, 104/2 ve 66/1-d, 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı sürelerinin dolmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile suç tarihinden iddianame tarihine kadar asli dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM:
1- Dolandırıcılık suçu için, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
2- Resmi belgede sahtecilik suçu için, 5237 sy 66/1-e maddeleri gereğince düşme
I) Katılan vekilinin sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçu yönünden gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihinin 06.06.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, en son haksız menfaati 06/06/2003 tarihinde elde ettiği ve dolandırıcılık suçunun teselsülün tamamlandığı bu tarihte işlenmiş olacağı gözetilmeden 19/08/1999 tarihinin suç tarihi olarak kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, 06.06.2003 suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 03.11.2008 tarihine kadar lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden, suç tarihinin belirlenmesindeki yanılgı sonuca etkili görülmemiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suç tarihinden, 03.11.2008 iddianame tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Katılan vekilinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında Bağ-Kur İl Müdürlüğü müfettişi tarafından düzenlenen ve dosya içerisinde bir kısmına ait onaysız fotokopisi bulunan soruşturma raporuna göre, sanığın İstanbul-Bayrampaşa Dokumacılar odasına kayıtlı olmadığı halde, 09.09.1976- 21.07.1999 tarihleri arasında odaya kayıtlıymış gibi oda başkanı ve sekreterler tarafından düzenlenen sahte oda kaydı, iş bırakma formu ve işe giriş bildirgelerini, emeklilik işlemine esas oluşturması için 19/08/1999 tarihlinde ... kayıtlarına intikal ettirdiğinin iddia olunması ve soruşturma raporunda sahte sigortalılık belgelerini tanzim eden oda başkanı ve sekreterler hakkında da TCK hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi ve sanığın hukuki durumunun tespiti bakımından, katılan kurumca düzenlenen soruşturma raporu ve ekleri ile katılan kurumdan Bağ-kur dosyasının onaylı suretlerinin celbedilip, İstanbul-Bayrampaşa Dokumacılar odası görevlileri hakkında soruşturma/ kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp, bu eylemle ilgili dava açılmışsa olanaklı olması halinde her iki dava dosyasının birleştirilmesi, olanaklı değilse dosya içeriğinin onaylı bir örneğininin denetime olanak sağlanması bakımından bu dosya içersine alınıp sanığın, memur olan sanıklar ile iştirak iradesi ile hareket edip etmediği saptanarak, eylemin sübutu halinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 507 sayılı Kanunun 112 ve daha sonra 21.06.2005 gün ve 25852 sayılı RG ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Kanun 59. maddesine göre “Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının yetkili organlarının üyeleri ve genel sekreterleri ile personelin.... diğer her çeşit evrak ve defterleri üzerinde suç işledikleri takdirde, bu suçlardan dolayı, adli olarak kamu görevlileri gibi ceza görürler” hükmü uyarınca eylemin 765 sayılı TCK'nun 339/1. (5237 sayılı TCK’nun 204/2.) maddesinde öngörülen memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak suçunu oluşturacağı ve anılan Yasaların 102/3, 104/2 ve 66/1-d, 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı sürelerinin dolmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile suç tarihinden iddianame tarihine kadar asli dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.