Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11453 K.2012/813
Özet: Uyuşmazlık, sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı verilen hapis cezalarının yasal dayanakları ve uygulamalarıyla ilgilidir. Mahkeme, dolandırıcılık suçu nedeniyle 1 yıl hapis, resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle ise 2 yıl 9 ay hapis cezası vererek kararını onaylamış ve temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM:
1- Dolandırıcılık suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK.nun 504/3-7-son, 102/4, 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırma
2- Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince 2 yıl 9 ay hapis cezası
Katılan vekilinin temyiz itirazlarının dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazı bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Dosya içeriğine uygun olarak lehe yasa karşılaştırmasının 5237 sayılı TCK.nun 204/2. madde ve fıkrası ile yapıldığı halde memur olan sanık hakkında görevi sırasında ve görevinden dolayı işlediği sahtecilik suçunda 765 sayılı TCK.nun 339/1. maddesinin uygulanmaması ve teselsül hükümleri uygulanarak tayin olunan 3 yıl 6 ay hapis cezasından taktiri indirim hükümleri uygulanarak sonuç cezanın 2 yıl 11 ay olarak hükmolunması gerekirken yazılı şekilde eksik tayini temyiz edenin sıfatı itibariyle bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Katılan vekilinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği, 11.07.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin eksik soruşturma yapıldığına, teşdiden fazla ceza verildiğine, teselsül hükümlerinin uygulanamayacağına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire kararlarında açıkça belirtildiği üzere; sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK hükümleri ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasa belirlenip bu yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği cihetle, hükmün gerekçe bölümünde ve hüküm fıkrasında 765 sayılı Yasanın lehe hükümler içerdiği kabul edilerek uygulama yapılmasına karşın, hüküm fıkrasında taktiri indirim hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi olarak gösterilip karma uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarından "5237 sayılı TCK.nun 62/1." ibaresi çıkartılarak yerine " 765 sayılı TCK.nun 59." ibareleri yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM:
1- Dolandırıcılık suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK.nun 504/3-7-son, 102/4, 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırma
2- Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince 2 yıl 9 ay hapis cezası
Katılan vekilinin temyiz itirazlarının dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazı bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Dosya içeriğine uygun olarak lehe yasa karşılaştırmasının 5237 sayılı TCK.nun 204/2. madde ve fıkrası ile yapıldığı halde memur olan sanık hakkında görevi sırasında ve görevinden dolayı işlediği sahtecilik suçunda 765 sayılı TCK.nun 339/1. maddesinin uygulanmaması ve teselsül hükümleri uygulanarak tayin olunan 3 yıl 6 ay hapis cezasından taktiri indirim hükümleri uygulanarak sonuç cezanın 2 yıl 11 ay olarak hükmolunması gerekirken yazılı şekilde eksik tayini temyiz edenin sıfatı itibariyle bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Katılan vekilinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği, 11.07.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin eksik soruşturma yapıldığına, teşdiden fazla ceza verildiğine, teselsül hükümlerinin uygulanamayacağına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire kararlarında açıkça belirtildiği üzere; sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK hükümleri ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasa belirlenip bu yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği cihetle, hükmün gerekçe bölümünde ve hüküm fıkrasında 765 sayılı Yasanın lehe hükümler içerdiği kabul edilerek uygulama yapılmasına karşın, hüküm fıkrasında taktiri indirim hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi olarak gösterilip karma uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarından "5237 sayılı TCK.nun 62/1." ibaresi çıkartılarak yerine " 765 sayılı TCK.nun 59." ibareleri yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.