Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/11211 K.2012/810
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
**HÜKÜM:** Sanıklar ... ve ... hakkında; Beraat
Sanık ... hakkında 2004 yılında sahte belge düzenlemekve kullanmak ile 2005 yılında sahte belge düzenlemek suçlarından; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gereği 213 sayılı Yasanın 359/b-1 ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddeleri gereği 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (3 kez) ve neticeten 765 sayılı TCK.nun 71. maddesi uyarınca 63 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin
I- Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyizinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükümlerine yönelen temyizine gelince;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.02.2005 gün ve 2005/6-16-14 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın işlediği iddia olunan 2004 yılında sahte belge düzenlemek ve kullanmak, 2005 yılında sahte belge düzenlemek suçları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 29 (5237 sayılı TCK.nun 61.) maddesinde sayılan hususlar ayrı ve bağımsız olarak hüküm fıkrasında değerlendirilip somut gerekçelerin tek tek belirtilmesi ile ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkı kullanılarak temel ceza belirlenip kişiselleştirildikten sonra ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği halde, toplu tek hüküm kurulup verilen 18 ay hapis cezasının 3 defa uygulanmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 230-232. maddelerine muhalefet edilmesi ve kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarakortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; erteleme ve 5237 sayılı Yasanın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
**HÜKÜM:** Sanıklar ... ve ... hakkında; Beraat
Sanık ... hakkında 2004 yılında sahte belge düzenlemekve kullanmak ile 2005 yılında sahte belge düzenlemek suçlarından; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gereği 213 sayılı Yasanın 359/b-1 ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddeleri gereği 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (3 kez) ve neticeten 765 sayılı TCK.nun 71. maddesi uyarınca 63 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin
I- Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyizinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükümlerine yönelen temyizine gelince;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.02.2005 gün ve 2005/6-16-14 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın işlediği iddia olunan 2004 yılında sahte belge düzenlemek ve kullanmak, 2005 yılında sahte belge düzenlemek suçları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 29 (5237 sayılı TCK.nun 61.) maddesinde sayılan hususlar ayrı ve bağımsız olarak hüküm fıkrasında değerlendirilip somut gerekçelerin tek tek belirtilmesi ile ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkı kullanılarak temel ceza belirlenip kişiselleştirildikten sonra ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği halde, toplu tek hüküm kurulup verilen 18 ay hapis cezasının 3 defa uygulanmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 230-232. maddelerine muhalefet edilmesi ve kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarakortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; erteleme ve 5237 sayılı Yasanın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.