Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/10405 K.2012/13476
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2003‑2005 yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından dolayı verilen hapis cezalarının ve ilgili iddianamenin geçerliliğinin temyiz edilmesidir. Mahkeme, 2003‑2004 için verilen 21 ay hapis cezasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüş, 2005 için ise kararın gerekçesinin eksikliği sebebiyle kararı bozarak yeniden yargılama talep etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: 1-2003 yılı için; 213 sayılı Yasanın 359/b-2 ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesince 21 ay H.C. 2-2004 yılı için; 213 sayılı Yasanın 359/b-2 ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesince 21 ay H.C. 3-2005 yılı için; 213 sayılı Yasanın 359/b-2 ve 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesince 22 ay 15 H.C.
Sanığın ifadesinin alınması sırasında iddianamenin okunmuş olması ve bu hususun sonuca etkili olmaması karşısında, tebliğnamedeki iddianamenin kabulü kararı verilmeden yargılamaya başlandığı gerekçesine dayalı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I-Sanık hakkında ''2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek'' suçlarından kurulan hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında ''2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde kararın
CMK.na göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, kararın gerekçesinde CMK.nun 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterilmesi, savunmada ileri sürülen hususlar ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği nazara alınmadan iddia, savunma, delillerin tartışılması ve gerekçe bölümlerinden yoksun karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: 1-2003 yılı için; 213 sayılı Yasanın 359/b-2 ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesince 21 ay H.C. 2-2004 yılı için; 213 sayılı Yasanın 359/b-2 ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesince 21 ay H.C. 3-2005 yılı için; 213 sayılı Yasanın 359/b-2 ve 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesince 22 ay 15 H.C.
Sanığın ifadesinin alınması sırasında iddianamenin okunmuş olması ve bu hususun sonuca etkili olmaması karşısında, tebliğnamedeki iddianamenin kabulü kararı verilmeden yargılamaya başlandığı gerekçesine dayalı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I-Sanık hakkında ''2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek'' suçlarından kurulan hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında ''2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde kararın
CMK.na göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, kararın gerekçesinde CMK.nun 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterilmesi, savunmada ileri sürülen hususlar ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği nazara alınmadan iddia, savunma, delillerin tartışılması ve gerekçe bölümlerinden yoksun karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.