Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/10248 K.2012/16451
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı hapis cezası, adli para cezası ve denetim süresince zarar tazminatı ödemesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebine ilişkin; Mahkeme, 1 yıl 11 ay 10 gün hapis, 6 ay 20 gün hapis ve 389 TL adli para cezasını onaylayarak, sanığın zarar miktarını iki eşit taksit halinde ödeyip denetime tabi tutulmasını şart koşarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/1, 80 62/1, 504/7, 522/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis, 6 ay 20 gün hapis ve 389,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesi uyarınca katılanın maddi zarar miktarı olan 701,92 Türk lirasını denetim süresince 2 eşit taksit halinde ödemesi koşuluyla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 sene süreyle denetime tabi tutulmasına, denetim süresi içersinde her hangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına dair Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2009 tarihli ve 2007/73 esas, 2009/304 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan ilâmın yerine getirilip getirilmediğinin takibinde denetimli serbestlik ve yardım merkezleri şube müdürlüğünün görevi bulunmadığından bahisle mahkemesine iade edilmesi üzerine, ilamat evrakının gereğinin yerine getirilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine ilişkin aynı Mahkemenin 11/06/2010 tarihli ve 2007/73 esas, 2009/304 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/06/2010 tarihli kararının kaldırılmasına ilişkin Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli ve 2010/576 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya müştekinin uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 5. maddesi gereğince hükmün Cumhuriyet Başsavcılığınca infaz edilmesi gerektiği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24.06.2011 gün ve 2011/8468/36019 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2011 gün ve KYB.2011240772 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nun 231/9. maddesi uyarınca sanığın mağdura veya kamuya verdiği zararın denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın dolandırıcılık suçuna yönelik bulunması nedeniyle, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 12.05.2011 gün ve 2011/1 sayılı iş bölümü kararına göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya müştekinin uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 5. maddesi gereğince hükmün Cumhuriyet Başsavcılığınca infaz edilmesi gerektiği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24.06.2011 gün ve 2011/8468/36019 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2011 gün ve KYB.2011240772 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nun 231/9. maddesi uyarınca sanığın mağdura veya kamuya verdiği zararın denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın dolandırıcılık suçuna yönelik bulunması nedeniyle, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 12.05.2011 gün ve 2011/1 sayılı iş bölümü kararına göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.