Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/10152 K.2012/7398
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2000‑2001 yıllarında sahte fatura düzenlemesi suçundan mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz süresinin dolması nedeniyle yasal süre içinde geçersiz tebligat yapılmış olmasıdır; Mahkeme, temyizin süresi içinde yapıldığını ve zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek kararın bozulmasına gerek olmadığını, ancak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle istemin düşürülmesine karar vermiştir.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Katılan vekili 16.06.2006 günlü dilekçesiyle vaki temyiz isteminden vazgeçtiğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede:
Sanığa yokluğunda verilen 08.12.2004 tarihli ilk mahkumiyet kararının kanunun gösterdiği usullere göre önceden yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle ve yasaya aykırı olarak kolluk görevlilerince Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca sonradan yapılan tebligat usulsüz olup, sanığın yakalandığı 06.04.2006 tarihinden sonraki bir haftalık yasal süre içinde müdafii tarafından 11.04.2006 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği ve öğrenme üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu cihetle asıl hükmün kesinleşmemesi nedeniyle sonradan yapılan uyarlama işlemleri hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2000 ve 2001 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Katılan vekili 16.06.2006 günlü dilekçesiyle vaki temyiz isteminden vazgeçtiğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede:
Sanığa yokluğunda verilen 08.12.2004 tarihli ilk mahkumiyet kararının kanunun gösterdiği usullere göre önceden yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle ve yasaya aykırı olarak kolluk görevlilerince Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca sonradan yapılan tebligat usulsüz olup, sanığın yakalandığı 06.04.2006 tarihinden sonraki bir haftalık yasal süre içinde müdafii tarafından 11.04.2006 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği ve öğrenme üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu cihetle asıl hükmün kesinleşmemesi nedeniyle sonradan yapılan uyarlama işlemleri hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2000 ve 2001 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.