Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9782 K.2012/22558
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte nüfus cüzdanı düzenleyerek kimlik suçu işlemesiyle ilgili; mahkeme, belgede tespit edilen sahteciliği kabul ederek sanığı 58. madde kapsamında suçlu bulmuş ve mahkumiyet kararı vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, nüfus cüzdanının üzerindeki soğuk mühür izinin, orijinal belgelerde basılı bulunan mühür izlerine göre farklılık gösterdiği, belgenin tümden sahte olarak düzenlendiği, sahteliğin ilk bakışta kolaylıkla dikkat çekmemesi nedeniyle aldatma yeteneğinin bulunduğunun belirtildiği, olay tarihinde başka bir suçtan yakalanan sanığın suça konu sahte nüfuz cüzdanını ibraz edip kendisini ... olarak tanıtması sonucunda soruşturmanın ... üzerinden devam edip sanığın yine bu isimle sorgusunun yapılması ve tutuklanmasından sonra kendi ikrarı ile sahteciliğin anlaşıldığı; belgenin aldatma yeteneğine sahip olduğu kanaatine ulaşan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın hatalı karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, nüfus cüzdanının üzerindeki soğuk mühür izinin, orijinal belgelerde basılı bulunan mühür izlerine göre farklılık gösterdiği, belgenin tümden sahte olarak düzenlendiği, sahteliğin ilk bakışta kolaylıkla dikkat çekmemesi nedeniyle aldatma yeteneğinin bulunduğunun belirtildiği, olay tarihinde başka bir suçtan yakalanan sanığın suça konu sahte nüfuz cüzdanını ibraz edip kendisini ... olarak tanıtması sonucunda soruşturmanın ... üzerinden devam edip sanığın yine bu isimle sorgusunun yapılması ve tutuklanmasından sonra kendi ikrarı ile sahteciliğin anlaşıldığı; belgenin aldatma yeteneğine sahip olduğu kanaatine ulaşan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın hatalı karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.