Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/871 K.2012/3211
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM: Beraat
Gerekçeli karar başlığında 2001 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin; 2001 takvim yılına ait sahte faturaların KDV beyannamesinde kullanılması nedeniyle 26.01.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak adli tatil içinde 09.08.2007 tarihinde tebliğ edilen hükmü katılan vekilinin 28.08.2007 tarihinde temyiz ettiği, 5271 sayılı CMK.nun 331/4. maddesindeki “adli tatile rastlayan süreler işlemez” hükmü uyarınca temyizin süresinde yapıldığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen "sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.01.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında "sahte fatura kullanmak” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM: Beraat
Gerekçeli karar başlığında 2001 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin; 2001 takvim yılına ait sahte faturaların KDV beyannamesinde kullanılması nedeniyle 26.01.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak adli tatil içinde 09.08.2007 tarihinde tebliğ edilen hükmü katılan vekilinin 28.08.2007 tarihinde temyiz ettiği, 5271 sayılı CMK.nun 331/4. maddesindeki “adli tatile rastlayan süreler işlemez” hükmü uyarınca temyizin süresinde yapıldığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen "sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.01.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında "sahte fatura kullanmak” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.