Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/8450 K.2012/20405
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve suç eşyasının satın alınması suçlarından hüküm giymesi üzerine temyiz itirazlarıdır; mahkeme, 237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca sanığı 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırmış, infaz süresince hak yoksunluğunu uygulamış ve temyiz kararını bozarak hükmü onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması
HÜKÜM: 237 sayılı TCK.nun 204, 43, 62. maddeleri gereğince 2 Yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılması,
1-Suç eşyasının satın alınması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyizinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı kararında açıklandığı üzere 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olacağı ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilmiş 31.03.2004 gün, 2003/183 esas, 2004/356 sayılı ilamının tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi ile hesap hatası sonucu adli para cezasının eksik belirlenmesi isabetsizlikleri karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım tümden çıkarılarak yerlerine “sanığın,
5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, mülga 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda bir kişiye karşı” denilerek “aynı anda işlenen fiillerde zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağının” belirtildiği cihetle; suça konu trafik ve tescil belgeleri ile plakaların farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında 5237 sayılı Yasanın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ancak belge sayısı ve çeşitliliğinin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması
HÜKÜM: 237 sayılı TCK.nun 204, 43, 62. maddeleri gereğince 2 Yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılması,
1-Suç eşyasının satın alınması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyizinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı kararında açıklandığı üzere 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olacağı ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilmiş 31.03.2004 gün, 2003/183 esas, 2004/356 sayılı ilamının tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi ile hesap hatası sonucu adli para cezasının eksik belirlenmesi isabetsizlikleri karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım tümden çıkarılarak yerlerine “sanığın,
5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, mülga 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda bir kişiye karşı” denilerek “aynı anda işlenen fiillerde zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağının” belirtildiği cihetle; suça konu trafik ve tescil belgeleri ile plakaların farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında 5237 sayılı Yasanın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ancak belge sayısı ve çeşitliliğinin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.