Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/71 K.2012/16891
Özet: (1) Orman muhafaza memurları, resmi belgede sahtecilik yaparak yasal izinle kesilen emvalin nakli için gereksiz bir tutanak düzenledi; (2) Mahkeme, suçun “görevi kötüye kullanmak” olarak tanımlanmadığını ve zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi gerektiğini belirleyerek kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik (değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmak)
HÜKÜM: Beraat
Orman muhafaza memuru olan sanıkların, diğer sanık ...'na 2003 yılında verilen ve “köylü pazarı satışı” olarak adlandırılan yasal izinle kesilmiş emvallerinden bir kısmını ilçe merkezine nakledebilmesi için 6831 sayılı yasanın 41/2 ve 100. maddeleri gereğince nakliye tezkeresi düzenlenmek yerine, önceden yazılı talebi bulunan ... adına, aslı ele geçmeyen ve dosyada fotokopisi bulunan suça konu “enkaz meyve odunu tespit ve nakil tutanağıdır” başlıklı tutanağı düzenlemelerinden ibaret eylemlerinin, kaçak olmayan ve naklinde her hangi bir sakınca bulunmayan emval için usulüne uygun nakliye belgesi düzenlenebilecek iken gereği yokken suça konu belgenin düzenlenmiş olması ve belge aslının ele geçirilememesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 240. maddesinde öngörülen “görevi kötüye kullanmak” suçuna uygun bulunduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanıklara yüklenen “görevi kötüye kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.05.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik (değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmak)
HÜKÜM: Beraat
Orman muhafaza memuru olan sanıkların, diğer sanık ...'na 2003 yılında verilen ve “köylü pazarı satışı” olarak adlandırılan yasal izinle kesilmiş emvallerinden bir kısmını ilçe merkezine nakledebilmesi için 6831 sayılı yasanın 41/2 ve 100. maddeleri gereğince nakliye tezkeresi düzenlenmek yerine, önceden yazılı talebi bulunan ... adına, aslı ele geçmeyen ve dosyada fotokopisi bulunan suça konu “enkaz meyve odunu tespit ve nakil tutanağıdır” başlıklı tutanağı düzenlemelerinden ibaret eylemlerinin, kaçak olmayan ve naklinde her hangi bir sakınca bulunmayan emval için usulüne uygun nakliye belgesi düzenlenebilecek iken gereği yokken suça konu belgenin düzenlenmiş olması ve belge aslının ele geçirilememesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 240. maddesinde öngörülen “görevi kötüye kullanmak” suçuna uygun bulunduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanıklara yüklenen “görevi kötüye kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.05.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.