Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/4856 K.2012/19087
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
I-Sanığın “ banka veya kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
TCK'nun 245/1. maddesi uyarınca tayin olunan 100 birim gün adli para cezasının, aynı Yasanın 43. maddesine göre zincirleme suç hükümleri uygulanarak 1/3 oranında artırılması sırasında hesap hatası sonucu 2.660,00 TL yerine 2.500,00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulama koşulları bulunmayan sanık hakkında, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanığın “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise :
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, talimatla alınan savunmasında müşteki ...'ün zararını bir ay önce ödediğini beyan etmesi, 22.11.2007 tarihli duruşmaya zorla getirilmesine karar verilen ancak duruşmada hazır edilemeyen müştekinin dinlenilmesinin sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle beyanı alınmadan kararın verilmiş olması karşısında, müşteki ... duruşmada hazır edilip, sanığın işlediği iddia ve kabul olunan “dolandırıcılık” suçu ile ilgili ayrıntılı beyanı alınıp, atılı suç nedeniyle oluşan zararının sanık tarafından tamamen giderilip giderilmediğinin, zararı giderilmiş ise giderme tarihinin tam olarak tespit edilmesinden sonra hakkında TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nun 63. maddesi uyarınca sanığın 03.08.2007 ve 04.08.2007 tarihleri arasında gözaltında kaldığı sürenin mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı;
3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde de zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
I-Sanığın “ banka veya kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
TCK'nun 245/1. maddesi uyarınca tayin olunan 100 birim gün adli para cezasının, aynı Yasanın 43. maddesine göre zincirleme suç hükümleri uygulanarak 1/3 oranında artırılması sırasında hesap hatası sonucu 2.660,00 TL yerine 2.500,00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulama koşulları bulunmayan sanık hakkında, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanığın “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise :
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, talimatla alınan savunmasında müşteki ...'ün zararını bir ay önce ödediğini beyan etmesi, 22.11.2007 tarihli duruşmaya zorla getirilmesine karar verilen ancak duruşmada hazır edilemeyen müştekinin dinlenilmesinin sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle beyanı alınmadan kararın verilmiş olması karşısında, müşteki ... duruşmada hazır edilip, sanığın işlediği iddia ve kabul olunan “dolandırıcılık” suçu ile ilgili ayrıntılı beyanı alınıp, atılı suç nedeniyle oluşan zararının sanık tarafından tamamen giderilip giderilmediğinin, zararı giderilmiş ise giderme tarihinin tam olarak tespit edilmesinden sonra hakkında TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nun 63. maddesi uyarınca sanığın 03.08.2007 ve 04.08.2007 tarihleri arasında gözaltında kaldığı sürenin mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı;
3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde de zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.