Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2575 K.2010/6966
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Beraat
Suçun, bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında, sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK.nun 504/3.maddesine (5237 sayılı Kanunun 158.maddesinin f bendine) uygun olup olmadığı ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de, usul ekonomisi gözetilerek;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddelesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 24.06.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 10.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Beraat
Suçun, bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında, sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK.nun 504/3.maddesine (5237 sayılı Kanunun 158.maddesinin f bendine) uygun olup olmadığı ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de, usul ekonomisi gözetilerek;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddelesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 24.06.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 10.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.