Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2230 K.2012/4317
Özet: Uyuşmazlık konusu: Başkasına ait banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun işlendiği iddiası; Mahkemenin sonucu: Sanıkların 2 yıl 6 ay hapis cezası, 83.000 TL adli para cezası ve belirtilen sürelerde haklardan yoksunluk hükmü verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Başkasına ait banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 52, 62, 53/1-a-b-c ve e maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hp ve 83.00 YTL apc, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk
Gerekçeli karar sayfalarının mühürlenmediği görülmüş ise de; mühür eksikliğinin mahallinde tamamlatılması mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Gerekçeli karar başlığına suç yeri ve zaman diliminin yazılmaması nedeniyle CMK'nun 232/2-c, gerekçe içeriğinde ise savunma, katılan beyanı, iddia ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün gösterilmemesi suretiyle aynı Yasanın 34, 230 ve 289/1-g maddelerine muhalefet edilmesi,
2- TCK'nun 61/8. maddesi uyarınca adli para cezasının hesaplanması sırasında takdiri indirimin belirlenen tam gün sayısı üzerinden yapılıp çıkan gün sayısı ile bir gün karşılığı tayin olunan miktarın çarpılarak sonuç adli para cezasının bulunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla adli para cezalarına hükmolunması,
3- Sanıklar hakkında, kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c ve e bendi yanında d bendindeki hak yoksunluğuna da hükmedilmesi gerektiğinin ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Başkasına ait banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 52, 62, 53/1-a-b-c ve e maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hp ve 83.00 YTL apc, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk
Gerekçeli karar sayfalarının mühürlenmediği görülmüş ise de; mühür eksikliğinin mahallinde tamamlatılması mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Gerekçeli karar başlığına suç yeri ve zaman diliminin yazılmaması nedeniyle CMK'nun 232/2-c, gerekçe içeriğinde ise savunma, katılan beyanı, iddia ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün gösterilmemesi suretiyle aynı Yasanın 34, 230 ve 289/1-g maddelerine muhalefet edilmesi,
2- TCK'nun 61/8. maddesi uyarınca adli para cezasının hesaplanması sırasında takdiri indirimin belirlenen tam gün sayısı üzerinden yapılıp çıkan gün sayısı ile bir gün karşılığı tayin olunan miktarın çarpılarak sonuç adli para cezasının bulunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla adli para cezalarına hükmolunması,
3- Sanıklar hakkında, kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c ve e bendi yanında d bendindeki hak yoksunluğuna da hükmedilmesi gerektiğinin ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.