Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2159 K.2012/4685
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** 765 sayılı TCK'nun 347, 59/2, 81/2, 647 sayılı Yasa'nın 4. maddelerine göre, 174 YTL adli para cezasına
Katılan vekilinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, hükmün esasına yönelik temyizinin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan 28.09.2005 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** 765 sayılı TCK'nun 347, 59/2, 81/2, 647 sayılı Yasa'nın 4. maddelerine göre, 174 YTL adli para cezasına
Katılan vekilinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, hükmün esasına yönelik temyizinin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan 28.09.2005 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.