Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/1890 K.2011/1056
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların sahte nüfus cüzdanı düzenleyip kullanmasıyla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan oluşmaktadır; mahkeme, bu suçu 765 sayılı Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca 2700 YTL adil para cezasıyla cezalandırmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların, 765 S.Y.nın 350, 59/2, 647 s.y.nın 4. maddelerine göre 2700 YTL APC ile cezalandırılmalarına
1-Sanık ...’in kardeşi diğer sanık ...’in fotoğrafını ibraz ederek kendisine ait kimlik bilgilerine göre Sakarya Nüfus idaresinden hüviyet cüzdanı düzenletip kardeşine vererek kullandırttığının iddia olunmasına, adı geçen idarenin 02.02.2005 tarihli yazısında 08.10.2003 tarihinde ...’ya, 22.10.2003 tarihinde ...’ya hüviyet cüzdanı verildiğinin belirtilmesine, sanık ...’in de suça konu nüfus cüzdanının abisi ... tarafından nüfus idaresine başvurularak çıkartıldığını savunmasına karşın, dosya arasında mevcut ekspertiz raporunda suça konu nüfus cüzdanındaki fotoğrafın daha önce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırıldığının, Adapazarı 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2006 günlü duruşma tutanağında nüfus cüzdanında soğuk mühür bulunmadığının belirtilmesine göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından; öncelikle emanetteki hüviyet cüzdanının belgeyi düzenleyen olarak görünen Sakarya Merkez Nüfus Müdürlüğü’ne gönderilip idarelerince verilip verilmediği, kimlik üzerindeki fotoğraf ile kütüklerdeki fotoğrafın ve bilgilerin uyumlu olup olmadığı, idarelerince düzenlenmiş ise dayanak belgeleri getirtilip nüfus cüzdanı kayıp belgesindeki resim ile nüfus cüzdanındaki resmin benzerliği araştırılıp, ekspertiz raporu ile Adapazarı 3.Asliye Ceza Mahkemesi tutanağı arasındaki çelişki giderilip, nüfus idaresine içerik itibariyle sahte belge ibrazı suretiyle düzenletilmiş ise teselsül hükümleri de gözetilip, aksi halde belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup suça konu nüfus cüzdanı dosyaya getirtilip mahkeme heyeti tarafından incelenerek özellikleri zapta geçirildikten sonra hükmün gerekçe bölümünde aldatıcı nitelikte olup olmadığı tartışılarak ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisine konulup hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık ...’nın suça konu sahte kimliği kullandığının Adapazarı 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2006 günlü oturumda belirlendiği ve adı geçen sanık yönünden suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği nazara alınmaması yasaya aykırı,
3-Yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen alınmasına karar verilerek CMK.nun 326. maddesine aykırı davranılması,
4- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların, 765 S.Y.nın 350, 59/2, 647 s.y.nın 4. maddelerine göre 2700 YTL APC ile cezalandırılmalarına
1-Sanık ...’in kardeşi diğer sanık ...’in fotoğrafını ibraz ederek kendisine ait kimlik bilgilerine göre Sakarya Nüfus idaresinden hüviyet cüzdanı düzenletip kardeşine vererek kullandırttığının iddia olunmasına, adı geçen idarenin 02.02.2005 tarihli yazısında 08.10.2003 tarihinde ...’ya, 22.10.2003 tarihinde ...’ya hüviyet cüzdanı verildiğinin belirtilmesine, sanık ...’in de suça konu nüfus cüzdanının abisi ... tarafından nüfus idaresine başvurularak çıkartıldığını savunmasına karşın, dosya arasında mevcut ekspertiz raporunda suça konu nüfus cüzdanındaki fotoğrafın daha önce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırıldığının, Adapazarı 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2006 günlü duruşma tutanağında nüfus cüzdanında soğuk mühür bulunmadığının belirtilmesine göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından; öncelikle emanetteki hüviyet cüzdanının belgeyi düzenleyen olarak görünen Sakarya Merkez Nüfus Müdürlüğü’ne gönderilip idarelerince verilip verilmediği, kimlik üzerindeki fotoğraf ile kütüklerdeki fotoğrafın ve bilgilerin uyumlu olup olmadığı, idarelerince düzenlenmiş ise dayanak belgeleri getirtilip nüfus cüzdanı kayıp belgesindeki resim ile nüfus cüzdanındaki resmin benzerliği araştırılıp, ekspertiz raporu ile Adapazarı 3.Asliye Ceza Mahkemesi tutanağı arasındaki çelişki giderilip, nüfus idaresine içerik itibariyle sahte belge ibrazı suretiyle düzenletilmiş ise teselsül hükümleri de gözetilip, aksi halde belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup suça konu nüfus cüzdanı dosyaya getirtilip mahkeme heyeti tarafından incelenerek özellikleri zapta geçirildikten sonra hükmün gerekçe bölümünde aldatıcı nitelikte olup olmadığı tartışılarak ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisine konulup hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık ...’nın suça konu sahte kimliği kullandığının Adapazarı 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2006 günlü oturumda belirlendiği ve adı geçen sanık yönünden suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği nazara alınmaması yasaya aykırı,
3-Yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen alınmasına karar verilerek CMK.nun 326. maddesine aykırı davranılması,
4- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.