Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/15939 K.2012/9809
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların özel belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi tahsile koyma suçlarından dolayı mahkemeye başvurmasıyla ilgilidir; Mahkeme, sahtecilik suçu nedeniyle beraat kararı verirken, bedelsiz senet suçundan 715 YTL adli para cezası ödeyerek hüküm verir ve temyiz taleplerini reddeder.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik, bedelsiz senedi tahsile koymak
HÜKÜM: Özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle: CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince sanıkların beraatlarına,
Bedelsiz kalmış senedi tahsile koymak suçu nedeniyle: Sanıkların 765 sayılı TCK.nun 509/1, 522, 647 sayılı Yasanın 4, TCK.nun 72. maddeleri gereğince 715.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması
1-) Katılanın, 02.06.2008 günlü oturumda yüzüne karşı tefhim olunan hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen süreden sonra 10.06.2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla vaki temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-) Sanıklar müdafiinin, “bedelsiz senedi tahsile koymak” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizinin incelemesinde;
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemeleri kurulup faaliyete geçinceye kadar, aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında 1412 sayılı CMUK.nun 305-322. maddelerinin uygulanacağının hükme bağlandığı, 765 sayılı TCK.nun 509/1 ve 522. maddeleri uygulanarak hükmolunan hapis cezasının, 647 sayılı Yasanın 4. maddesi ile para cezasına çevrilmesi tedbirinin uygulanması nedeniyle sonuç cezanın para cezası olmasının, aynı maddenin 4. fıkrasındaki “bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez” hükmü karşısında, hükmolunan ceza kesin nitelikte olmadığından, mahkemenin 23.07.2008 günlü “temyiz isteminin reddine” ilişkin karar kaldırılarak yapılan inceleme de;
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin 05.01.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Sanıkların aşamalardaki savunmalarında 05.01.2005 tarihinde takibe konulan suça konu senedin, katılana verilen borç para karşılığında düzenlenip verildiğini belirtmelerine rağmen, katılanca bu senedin, 12.09.2001 tarihinde sanıkların evinde kiracı olarak otururken depozito yerine geçmek üzere boş olarak imzalayıp verdiğini, 20.08.2004 tarihinde evi tahliye ederken senedin iadesini istediğini ancak, iade edilmediği gibi tanzim tarihi değiştirilip boş yerleri doldurularak takibe konulduğunun iddia edilmiş olması, Adli Tıp Kurumunun 01.11.2007 gün, 6630 sayılı raporunda senedin düzenleme tarihinin yıllar hanesi “2001” iken, “2002” olarak düzeltildiğinin tespit edilmiş olması karşısında; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.03.1989 tarih, 1989/2 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatının zorunlu olması gerekliliği de gözetilerek, senedin sanıkların elinde bulunma sebebinin kira ilişkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi amacıyla, kira kontratı temin edilerek incelenmesi ve kontratta, depozito yerine senet alındığı hususunun yazılı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik, bedelsiz senedi tahsile koymak
HÜKÜM: Özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle: CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince sanıkların beraatlarına,
Bedelsiz kalmış senedi tahsile koymak suçu nedeniyle: Sanıkların 765 sayılı TCK.nun 509/1, 522, 647 sayılı Yasanın 4, TCK.nun 72. maddeleri gereğince 715.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması
1-) Katılanın, 02.06.2008 günlü oturumda yüzüne karşı tefhim olunan hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen süreden sonra 10.06.2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla vaki temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-) Sanıklar müdafiinin, “bedelsiz senedi tahsile koymak” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizinin incelemesinde;
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemeleri kurulup faaliyete geçinceye kadar, aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında 1412 sayılı CMUK.nun 305-322. maddelerinin uygulanacağının hükme bağlandığı, 765 sayılı TCK.nun 509/1 ve 522. maddeleri uygulanarak hükmolunan hapis cezasının, 647 sayılı Yasanın 4. maddesi ile para cezasına çevrilmesi tedbirinin uygulanması nedeniyle sonuç cezanın para cezası olmasının, aynı maddenin 4. fıkrasındaki “bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez” hükmü karşısında, hükmolunan ceza kesin nitelikte olmadığından, mahkemenin 23.07.2008 günlü “temyiz isteminin reddine” ilişkin karar kaldırılarak yapılan inceleme de;
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin 05.01.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Sanıkların aşamalardaki savunmalarında 05.01.2005 tarihinde takibe konulan suça konu senedin, katılana verilen borç para karşılığında düzenlenip verildiğini belirtmelerine rağmen, katılanca bu senedin, 12.09.2001 tarihinde sanıkların evinde kiracı olarak otururken depozito yerine geçmek üzere boş olarak imzalayıp verdiğini, 20.08.2004 tarihinde evi tahliye ederken senedin iadesini istediğini ancak, iade edilmediği gibi tanzim tarihi değiştirilip boş yerleri doldurularak takibe konulduğunun iddia edilmiş olması, Adli Tıp Kurumunun 01.11.2007 gün, 6630 sayılı raporunda senedin düzenleme tarihinin yıllar hanesi “2001” iken, “2002” olarak düzeltildiğinin tespit edilmiş olması karşısında; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.03.1989 tarih, 1989/2 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatının zorunlu olması gerekliliği de gözetilerek, senedin sanıkların elinde bulunma sebebinin kira ilişkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi amacıyla, kira kontratı temin edilerek incelenmesi ve kontratta, depozito yerine senet alındığı hususunun yazılı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.