Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/13893 K.2012/2104
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat veya mahkûmiyet kararlarının temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, sahtecilik suçlarında yasal unsurların oluşmadığını kabul ederek beraatı onaylamış, nitelikli dolandırıcılık davalarını ise zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırarak ilgili mahkumiyeti iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanıklar. ..., ...: Atılı suçlardan; Beraat Sanık ...: Dolandırıcılık suçu için; ortadan kaldırma, 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62/1, 51/1 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandrırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine.
1- Sanıklar ..., ... ve ...’ın resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar ..., ... ve ...’a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçlarının yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...’a yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ile yerel Cumhuriyet savcısının bu hükümler yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık ...’ün nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde ise;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ve yerel Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelen temyizlere gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri hükmü karşısında; 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi gereğince alt sınırdan hükmolunacak sonuç cezaların eşit olması halinde 5237 sayılı TCK'nun uygulanması durumunda hükümde gösterilmese bile infaz aşamasında hapis cezasına mahkûmiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması gerekeceği, hapis cezasının ertelenmesinde koşulları ve sonuçları itibariyle 5237 sayılı TCK'nun sanıklar aleyhine olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Sabıkası olmayan ve son celse müdafilerince lehe olan hükümlerin uygulanması talep edilen sanıklar hakkında hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanıklar. ..., ...: Atılı suçlardan; Beraat Sanık ...: Dolandırıcılık suçu için; ortadan kaldırma, 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62/1, 51/1 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandrırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine.
1- Sanıklar ..., ... ve ...’ın resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar ..., ... ve ...’a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçlarının yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...’a yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ile yerel Cumhuriyet savcısının bu hükümler yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık ...’ün nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde ise;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ve yerel Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelen temyizlere gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri hükmü karşısında; 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi gereğince alt sınırdan hükmolunacak sonuç cezaların eşit olması halinde 5237 sayılı TCK'nun uygulanması durumunda hükümde gösterilmese bile infaz aşamasında hapis cezasına mahkûmiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması gerekeceği, hapis cezasının ertelenmesinde koşulları ve sonuçları itibariyle 5237 sayılı TCK'nun sanıklar aleyhine olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Sabıkası olmayan ve son celse müdafilerince lehe olan hükümlerin uygulanması talep edilen sanıklar hakkında hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.