Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/12578 K.2011/1069
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte plaka ve motorlu araç trafik‑ve tescil belgeleriyle ilgili sahteciliği nedeniyle TCK 204/1, 43/1 ve 53 maddelerine göre hapis cezası ve hak yoksunluğu talebine ilişkin; Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptı, haklarından yoksun bıraktı ve suça konu eşyaların zoralımına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: TCK 204/1, 43/1, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına,
TCK 54/1 maddesi gereğince; suça konu emanetteki eşyaların zoralımına
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılmış bulunan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı cihetle ve dosya kapsamından da, sanığın kendisine müdafii atandığından haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanmadığından, sanığın vekaletnameli müdafiinin 14.10.2008 havale tarihli temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla; 15.10.2008 günlü “temyiz steminin reddine” ilişkin karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hâkime ait olup; suça konu sahte plaka ile motorlu araç trafik ve tescil belgeleri getirtilip mahkeme heyeti tarafından duruşmada incelenerek özellikleri zapta geçirilmeden ve aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde de bulundurulmadan, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, sanığın, çalıntı otomobili 34 TKC 42 sayılı sahte plaka ve motorlu araç trafik ve tescil belgeleri ile kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle, belgelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp, TCK’nun 43/1 maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1 maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK.nın 43. md.uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini
3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Suç konusu olan ve adli emanetin 2006/617 esas sırasında kayıtlı bulunan “sahte plaka ile motorlu araç trafik ve tescil belgelerinin” delil olarak dosyada saklanması yerine zoralımlarına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: TCK 204/1, 43/1, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına,
TCK 54/1 maddesi gereğince; suça konu emanetteki eşyaların zoralımına
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılmış bulunan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı cihetle ve dosya kapsamından da, sanığın kendisine müdafii atandığından haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanmadığından, sanığın vekaletnameli müdafiinin 14.10.2008 havale tarihli temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla; 15.10.2008 günlü “temyiz steminin reddine” ilişkin karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hâkime ait olup; suça konu sahte plaka ile motorlu araç trafik ve tescil belgeleri getirtilip mahkeme heyeti tarafından duruşmada incelenerek özellikleri zapta geçirilmeden ve aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde de bulundurulmadan, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, sanığın, çalıntı otomobili 34 TKC 42 sayılı sahte plaka ve motorlu araç trafik ve tescil belgeleri ile kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle, belgelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp, TCK’nun 43/1 maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1 maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK.nın 43. md.uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini
3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Suç konusu olan ve adli emanetin 2006/617 esas sırasında kayıtlı bulunan “sahte plaka ile motorlu araç trafik ve tescil belgelerinin” delil olarak dosyada saklanması yerine zoralımlarına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.