Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/1087 K.2012/2445
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, hırsızlık ve sahtecilik suçlarından beraat eden sanık için 5 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulamasını onaylayarak sanığı beraat ettirirken, suçların işlendiği tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşen zaman aşımı nedeniyle kamu davalarını düşürmeye karar verdiler.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, sahtecilik (değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması)
HÜKÜM: Hırsızlık suçundan beraatine dair
5237 sayılı TCK'nun 209/1, 43, 53. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "hırsızlık ve değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suçların işlendiği tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, sahtecilik (değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması)
HÜKÜM: Hırsızlık suçundan beraatine dair
5237 sayılı TCK'nun 209/1, 43, 53. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "hırsızlık ve değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suçların işlendiği tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.