Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/8112 K.2012/9936
Özet: (1) Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanması ve önceki hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, sanığa 1 yıl 8 ay hapis cezası vererek kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62, 53. maddesi gereği 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin.
İznik Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2002 günlü, 2001/209 esas ve 2002/17 karar sayılı ilamı ile 18.12.2002 tarihinde yerine getirilmiş 765 sayılı TCK'nun 81/1. maddesi uygulamasına esas olacak şekilde anılan Kanunun 491/ilk, 522. maddeleri uyarınca verilmiş 7 ay hapis cezasına ilişkin geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, eylemine uyan aynı Kanunun 342/1, 59, 81/1. maddeleri uyarınca yapılacak uygulamanın açıkça aleyhe olacağı anlaşılmakla, lehe Kanunun belirlenebilmesi için denetime olanak sağlayacak şekilde uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, eksik inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62, 53. maddesi gereği 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin.
İznik Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2002 günlü, 2001/209 esas ve 2002/17 karar sayılı ilamı ile 18.12.2002 tarihinde yerine getirilmiş 765 sayılı TCK'nun 81/1. maddesi uygulamasına esas olacak şekilde anılan Kanunun 491/ilk, 522. maddeleri uyarınca verilmiş 7 ay hapis cezasına ilişkin geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, eylemine uyan aynı Kanunun 342/1, 59, 81/1. maddeleri uyarınca yapılacak uygulamanın açıkça aleyhe olacağı anlaşılmakla, lehe Kanunun belirlenebilmesi için denetime olanak sağlayacak şekilde uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, eksik inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.