‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Ticaret Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/20259 K.2012/16111

Esas No: 2009/20259 · Karar No: 2012/16111 · Karar Tarihi: 26.09.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın özel belgede sahtecilik suçundan dolayı tazminat ve ceza yükümlülüğüyle ilgili olarak bononun tanzim yerinin eksikliği nedeniyle senedin “özel belge” sayılı olup olmadığıdır. Mahkeme, bu eksikliğin suça konu bonoyu “özel belge” yapmadığını kabul ederek, 765/102(4) ve 5271/223/8 maddelerine göre zamanaşımı nedeniyle sanığın hakkındaki kamu davasını düşürmeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik

HÜKÜM: Beraat

TTK'nun 688/6. maddesinde; bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, 689/son. maddesinde ise; tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı, aynı maddenin 1. fıkrasına göre de unsurlardan birini ihtiva etmeyen bir senedin bono sayılmayacağının hüküm altına alındığı Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterli olduğu suça konu bonoda tanzim yerinin gösterilmediği keşideci borçlunun adresinin de yazılmadığı anlaşıldığından senedin "özel belge", yüklenen eylemin de suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Yasa'nın 345. maddesinde düzenlenen "özel belgede sahtecilik" suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 11.02.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?