Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/18927 K.2012/2106
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın banka veya kredi kartını kötüye kullanarak yarar sağlamasıdır; Mahkeme, TCK 245/1 ve 62. maddesi uyarınca sanığı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmış ve 820 YTL a.p.c. ödemesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: TCK'nun 245/1, 62. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 820 YTL a.p.c.,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın, müştekiye ait kredi kartını değişik zamanlarda alışverişte kullanmak eyleminin zincirleme olarak gerçekleştiği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3) Adli emanetin 2005/2553 sırasında kayıtlı delil niteliğindeki 1 adet CD ile ilgili bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı,
4) Müştekinin 16.06.2006 duruşmada alınan ifadesinde sanığın yaptığı harcamalar ile ilgili bedeli olayın anlaşılmasından hemen sonra ödediğine ve şikayetinin bulunmadığına dair beyanı dikkate alınıp, hükümden sonra 19.12.2006 gün ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nun 245/5. maddesi uyarınca sanık hakkında TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: TCK'nun 245/1, 62. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 820 YTL a.p.c.,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın, müştekiye ait kredi kartını değişik zamanlarda alışverişte kullanmak eyleminin zincirleme olarak gerçekleştiği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3) Adli emanetin 2005/2553 sırasında kayıtlı delil niteliğindeki 1 adet CD ile ilgili bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı,
4) Müştekinin 16.06.2006 duruşmada alınan ifadesinde sanığın yaptığı harcamalar ile ilgili bedeli olayın anlaşılmasından hemen sonra ödediğine ve şikayetinin bulunmadığına dair beyanı dikkate alınıp, hükümden sonra 19.12.2006 gün ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nun 245/5. maddesi uyarınca sanık hakkında TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.