Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16632 K.2010/14036
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık-Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** 5237 s.y. TCK.nın 157/1, 43, 53.mad.ge 1 yıl 3 ay hapis cezası- TCK.nın 204/1, 53 mad. Ge. 3 kez 2 yıl hapis cezasına ilişkin
1-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “ dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son işlendiği 19.04.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık müdafiinin resmi evrakta sahtecilik suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
1-Sanığın, şikayetçiden yalnızca bir kez halı aldığını ve parasının bir kısmını peşin olarak ödediğini, kalan kısmı için bono verdiğini, taksitlerden birini çalışanı ... ile gönderdiğini, kendisini kesinlikle ... olarak tanıtmadığını, suça konu çekleri daha önceden görmediğini, ciro da etmediğini ve çekler üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, ..., ... ve ...’ın çalışanları olduğunu, ...’in adını kullanarak halı alıp suça konu çekleri vermiş olabileceğini savunması, katılan ...’nin de 01.07.2003 tarihli müracaat beyanında 11.04.2003 günü işyerine gelen ve kendisini ... olarak tanıtan şahsa 6 metrekarelik iki halı sattığını, 640.000.000. TL. peşin alıp kalanı için senet düzenlediklerini, daha sonra sanığın telefonla çalışanı ...’ü gönderdiğini ve ona halı verdiğini bunun için de sanık ile senet düzenlediklerini, yine sanığın telefon açarak gönderdiği ...’e halı verdiğini, sanığın daha sonra çalışanı olan ... ile suça konu çekleri gönderdiğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından ilk alışverişler nedeniyle düzenlenen bonolar ile suça konu çekler üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın çalışanları olduğunu beyan ettiği ..., ... ve ... da dinlenildikten sonra sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- Kabule göre;
a-Sanığın mağdur ... adına keşide edilmiş 12.05.2003 ve 28.05.2003 tarihli çekleri aldığı halılar karşılığında katılana aynı anda ciro ederek verdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında sanığın eyleminin tek suçu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde iki ayrı suç kabulüyle fazla ceza tayini,
b-Resmi evrakta sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK. nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde hapis cezaları eşit olacağı ve 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkümiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık-Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** 5237 s.y. TCK.nın 157/1, 43, 53.mad.ge 1 yıl 3 ay hapis cezası- TCK.nın 204/1, 53 mad. Ge. 3 kez 2 yıl hapis cezasına ilişkin
1-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “ dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son işlendiği 19.04.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık müdafiinin resmi evrakta sahtecilik suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
1-Sanığın, şikayetçiden yalnızca bir kez halı aldığını ve parasının bir kısmını peşin olarak ödediğini, kalan kısmı için bono verdiğini, taksitlerden birini çalışanı ... ile gönderdiğini, kendisini kesinlikle ... olarak tanıtmadığını, suça konu çekleri daha önceden görmediğini, ciro da etmediğini ve çekler üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, ..., ... ve ...’ın çalışanları olduğunu, ...’in adını kullanarak halı alıp suça konu çekleri vermiş olabileceğini savunması, katılan ...’nin de 01.07.2003 tarihli müracaat beyanında 11.04.2003 günü işyerine gelen ve kendisini ... olarak tanıtan şahsa 6 metrekarelik iki halı sattığını, 640.000.000. TL. peşin alıp kalanı için senet düzenlediklerini, daha sonra sanığın telefonla çalışanı ...’ü gönderdiğini ve ona halı verdiğini bunun için de sanık ile senet düzenlediklerini, yine sanığın telefon açarak gönderdiği ...’e halı verdiğini, sanığın daha sonra çalışanı olan ... ile suça konu çekleri gönderdiğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından ilk alışverişler nedeniyle düzenlenen bonolar ile suça konu çekler üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın çalışanları olduğunu beyan ettiği ..., ... ve ... da dinlenildikten sonra sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- Kabule göre;
a-Sanığın mağdur ... adına keşide edilmiş 12.05.2003 ve 28.05.2003 tarihli çekleri aldığı halılar karşılığında katılana aynı anda ciro ederek verdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında sanığın eyleminin tek suçu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde iki ayrı suç kabulüyle fazla ceza tayini,
b-Resmi evrakta sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK. nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde hapis cezaları eşit olacağı ve 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkümiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.